|
ihtiyarlık sigortası
-
Yaşlılık sigortası.
-
Bk. yaşlılık sigortası
-
Bk. yaşlılık güvencesi
-
Old age insurance. social security.
-
Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü, ihtiyarlık sigortası.
-
Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü.
-
Old-Age insurance. old-age insurance. old-age pension.
-
Old-Age insuarence
-
İhtiyar olma durumu, yaşlılık, gençlik karşıtı
Örnek:
İhtiyarlık vaktinde gönül hoş olsun. Biraz borçlanırım, ama zarar yok. A. Ş. Hisar
-
Her bakımdan güçsüzlük, yetersizlik, zayıflık
Örnek:
İhtiyarlıktan, yani zaaftan nefret ederdi. Ö. Seyfettin
-
senility.
-
Old age. senescence.
-
Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
-
Bu tür sözleşmeleri yapan şirket.
-
Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen
Örnek:
Bir hatta giden sigorta yanarsa o hattın lambaları söner. S. F. Abasıyanık
-
Bk. güvence
-
Bk. korunç
-
İnsurance. insurabile. insurance. assurance. fuze. fuse.
-
Assurance. fuse. insurance.
-
İnsurance. assurance. fuse. aids to trade. cover. safety net.
-
Yaşlı olma durumu
Örnek:
Yüzüne bir yaşlılık gelmiş vücudunu bir ağırlık kaplamış. R. H. Karay
-
Senile. age. old age. senescence. senility.
-
Age. old age. advanced years.
-
Old age.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|