Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ihtiyari sigorta nedir, ihtiyari sigorta ne demek (ihtiyari sigorta nnd)

ihtiyari sigorta nedir, ihtiyari sigorta ne demek?

ihtiyari sigorta

  1. Bk. isteğe bağlı güvence

isteğe bağlı güvence (nedir ne demek)

  1. Belirli bir güvencelilik süresi olan ve belirli bir süre sakatlık, yaşlılık ve ölüm güvenceleri keseneği ödemiş olan güvencelinin işverene ilişkin kesenekleri de vermesi ve diğer yasal koşulları kabul ve yerine getirerek güvencelilik durumunu sürdürmesi.
  2. (en) Voluntary insurance.
  3. (fr) Assurance volontaire

ihtiyari (nedir ne demek)

  1. İsteğe bağlı, seçmeli olan, seçimlik.
  2. (en) Facultative.
  3. (en) Voluntary.
  4. (en) Optional.

ihtiyar (nedir ne demek)

  1. Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı
    Örnek: İhtiyar öksürüyor, öksürdükçe de boğazından çürük bir ses çıkıyor. M. Ş. Esendal
  2. Baba veya anne.
  3. Seçme.
  4. Türk kuklasında evin efendisi ibiş'leihtiyar, Kavuklu ile Pişekâr'ın kukla oyunundaki özdeşleridirler.
  5. (en) Aged.
  6. (en) Elderly.
  7. (en) Oldish.
  8. (en) Grey-Haired.
  9. (en) Old man.
  10. (en) Old woman.
  11. (en) Oldie.
  12. (en) Oldster.
  13. (en) Geriatric.
  14. (en) Pater.
  15. (en) Selection.
  16. (en) Option.
  17. (en) Old person.
  18. (en) Elder.
  19. (en) Senior.
  20. (en) Prominent citizen.
  21. (en) Choice.
  22. (en) Preference.
  23. (en) Free-Will.
  24. (en) Freedom of choice.
  25. (en) Free determination.
  26. (en) Freedom.
  27. (en) Gaffer.

sigorta (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
  2. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket.
  3. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen
    Örnek: Bir hatta giden sigorta yanarsa o hattın lambaları söner. S. F. Abasıyanık
  4. Bk. güvence
  5. Bk. korunç
  6. (en) İnsurance.
  7. (en) İnsurabile.
  8. (en) Assurance.
  9. (en) Fuze.
  10. (en) Fuse.
  11. (en) Aids to trade.
  12. (en) Cover.
  13. (en) Safety net.

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound.
  12. (en) Tied.
  13. (en) Conditional.
  14. (en) Attendant.
  15. (en) İnseparable.
  16. (en) Loyal.
  17. (en) Relative.
  18. (en) Reliant.
  19. (en) Subject.
  20. (en) Ancillary.
  21. (en) Dependent on.
  22. (en) Related to.
  23. (en) Connected with.
  24. (en) Coupled.
  25. (en) Bonded.
  26. (en) Connected.
  27. (en) Dependent.
  28. (en) Dependant.
  29. (en) Attached.
  30. (en) Hooked.
  31. (en) Faithful.
  32. (en) Adherent.
  33. (en) Adhesive.
  34. (en) Adjective.
  35. (en) Affiliated.
  36. (en) Amenable.
  37. (en) Appurtenant.
  38. (en) Banded.
  39. (en) Cohesive.
  40. (en) Conjoint.
  41. (en) Consequent.
  42. (en) Corded.
  43. (en) Devoted.
  44. (en) Germane.
  45. (en) İncidental.
  46. (en) Laced.
  47. (en) Obse.
  48. (en) Contingent.
  49. (en) Related.
  50. (en) İmpotent.
  51. (en) Spellbound.
  52. (en) Committed.
  53. (en) Appertaining.
  54. (en) Bound up in.
  55. (en) Fixed.
  56. (en) Geared.
  57. (en) Subordinate.
  58. (en) Subsi.
  59. (al) Gekuppelt
  60. (fr) Accouplé

güvence (nedir ne demek)

  1. Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti.
  2. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
  3. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat.
  4. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi.
  5. Bk. kefalet
  6. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  7. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç.
  8. (en) Security.
  9. (en) Guaranty.
  10. (en) Reassurance.
  11. (en) Guarantee.
  12. (en) Pledge.
  13. (en) To have confidence.
  14. (en) Fuse.
  15. (en) Guarantee, assurance, cover.
  16. (en) Assurance.
  17. (en) İndemnification.
  18. (en) İndemnity.
  19. (en) Surety.
  20. (al) Sicherung, Stromsicherung
  21. (fr) Coupe -circuit

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010