|
idrar
-
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik
Örnek:
Kan, idrar, bilmem ne tahlilleri filan bile bize esaslı bir şey söylemez. R. N. Güntekin
-
Bk. sidik
-
Uretic. urinary. urine.
-
Urine. urine sidik.
-
Urine. excreta. excretion. pee. piss. wee wee.
-
urine
-
İdrar
Örnek:
Bodrum, şimdi keskin bir eski çamaşır, sidik kokusu içinde idi. S. F. Abasıyanık
-
İng.: urine
-
Memeli hayvanlarda böbreklerden süzülüp dışarı atılan, üre gibi azotlu artık maddeler kapsayan boşaltım sıvısı. Kuş ve sürüngenlerde katı ya da yarı katı bir hâlde olur. İdrar.
-
Urinary. urine. pee. piss.
-
Excreta. piss. urine. pee. piss idrar.
-
Urine. piss.
-
urine
-
urine
-
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
-
Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
Örnek:
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
-
Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
Örnek:
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
-
İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
-
Gidiş çabukluğu, hız.
-
Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
-
Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
-
Yolculuk.
-
Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
-
Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
-
İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
-
İtinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
-
Access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.
-
Bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.
-
Way, road
-
Path
-
way
-
Chemin, voie
-
Trajectoire
aracılığıyla(nedir ne demek)
-
Aracı olarak, bağlantı kurarak, vasıtasıyla, yoluyla.
-
Over. through. via. by means of.
-
By the mediation of.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|