|
ideal
-
Ülkü
Örnek:
Büyük ideal sahiplerinin ilk kudretleri ketum oluşlarıdır. A. Gündüz
-
Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün nitelikleri kendinde toplayan
Örnek:
Benim de kendime mahsus ideal hayallerim olur. S. F. Abasıyanık
-
Yalnız düşünce ile kavranabilen.
-
Bk. 1- ülkü. 2- düşüncel. 3- ülküsel.
-
İdeal. optimum. optimal. pattern. soaring. utopian. ideal. goal. aim. dream. dreamboat. mission. apotheosis.
-
Epitome. ideal.
-
İdeal. model.
-
The idea of something that is perfect; something that one hopes to attain. model of excellence or perfection of a kind; one having no equal. conforming to an ultimate standard of perfection or excellence; embodying an ideal. constituting or existing only in the form of an idea or mental image or conception; 'a poem or essay may be typical of its period in idea or ideal content'. of or relating to the philosophical doctrine of the reality of ideas.
-
The depiction of people, objects, and scenes according to an idealized, preconceived model. mental image of perfection or excellence, as in: Pursue your ideal, even though others may not understand. or Absolute The combination of all conceivable excellencies in the highest degree Ascribed only to God, and not to beings capable of endless progress 'I am perfect' - God 'If I say I am perfect, it shall also prove me perverse ' - Job.
-
A conception of something in its absolute perfection. a perfect, often unobtainable, case The formula for a falling body cab easily be derived in the ideal case where there is no air resistance, but we know that the real situation is a little bit different.
-
Uktu.
-
ideal.
-
Tasavvur edilebilen en mükemmel sonuç (şey, hal)
-
Ulaşılmak istenilen amaç, kusursuz hayal
-
Mükemmel kimse veya şey, ideal, üIkü
-
İdeal, üIküsel
-
Kusursuz, mükemmel, üstün, en yüksek evsafta
-
Tasavvura dayanan, hayali
-
İdeal, ülkü, erek, gaye, amaç, mükemmel şey, kusursuz örnek
-
Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal
Örnek:
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. Atatürk
-
İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, örnek yargı ölçüsü, mefkûre, ideal
Örnek:
Bu yarının dünyasını, insanlığını düzenleyecek ülkünün sahipleri! H. E. Adıvar
-
Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal.
-
1- Gerçekte değil de ancak düşüncede var olan şey. 2- Erişilmesi düşünülmeyen ya da her zaman gerçekleşemeyen, ancak uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce düşünce, dilek.
-
İdeal. halo.
-
İdeal. ideal ideal.
-
ideal
-
Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
Örnek:
Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur. T. Buğra
-
Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
-
Niyet, tasarı.
-
Tasa, kaygı, sıkıntı.
-
İlke, yönetici sav.
-
1- Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. 2- Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. 3-düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
-
Thinking. reasoning. sentiments. thinking. thought. belief. idea. opinion. mind. consideration. judgement. apprehension. attitude. cogitation. conceit. counsel. fancy. remark. say-so. sense. voice. ideo-.
-
Argument. attitude. communion. conception. consideration. estimate. estimation. idea. judgment. mind. observation. opinion. remark. sense. sentiment. sight. thinking. thought. view. voice.
-
İdea. opinion. reflection. thought. thinking. observation. anxiety. worry. conception. consideration. counsel. estimate n. proselyte. sentiments.
-
İdea, thought, consideration
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|