Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > idal nedir, idal ne demek (idal nnd)

idal nedir, idal ne demek?

idal

  1. Güç olmak, zor olmak. (Osmanlıca'da yazılışı: i'dal)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

idale, idalin, idale, idalin, ida, idaa, idaai vakt, idab, idabe, cidal

güç (nedir ne demek)

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş.
  13. Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  14. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  15. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  16. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  17. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  18. Bir iş veya enerjinin transfer edilme hızı, birimi J.s-1 (wat).
  19. Yorucu, emekle yapılan.
  20. Zor, çetin.
  21. Şiddet.
  22. İş, meşguliyet.
  23. Kuvvet.
  24. (en) Power,.
  25. (en) Electric power.
  26. (en) Ascendance.
  27. (en) Austere.
  28. (en) Effort.
  29. (en) Exacting.
  30. (en) Heavy.
  31. (en) İmpossible.
  32. (en) İmpulse.
  33. (en) Proficiency.
  34. (en) İnfluence.
  35. (en) Rating.
  36. (en) Task.
  37. (en) Delivery job.
  38. (en) Heavy duty.
  39. (en) Difficult.
  40. (en) Hard.
  41. (en) Arduous.
  42. (en) Baffling.
  43. (en) Tricksy.
  44. (en) Strength.
  45. (en) Power.
  46. (en) Force.
  47. (en) Energy.
  48. (en) Ability.
  49. (en) Capability.
  50. (en) Capacity.
  51. (en) Clout.
  52. (en) Clutch.
  53. (en) Command.
  54. (en) Control.
  55. (en) Dominance.
  56. (en) Forcefulness.
  57. (en) İntensity.
  58. (en) İron.
  59. (en) Might.
  60. (en) Pith.
  61. (en) Potency.
  62. (en) Potential.
  63. (en) Punch.
  64. (en) Sinew.
  65. (en) Spiri.
  66. (en) Laborious.
  67. (en) Muscle.
  68. (en) Onerous.
  69. (en) Push.
  70. (en) Rough.
  71. (en) Stamina.
  72. (en) Steam.
  73. (en) Sticky.
  74. (en) Stiff.
  75. (en) Strenuous.
  76. (en) Tough.
  77. (en) Troublesome.
  78. (en) Vigour.
  79. (en) Competence.
  80. (en) Faculty.
  81. (en) İmpetus.
  82. (en) Lift.
  83. (en) Painful.
  84. (en) Parlous.
  85. (en) Severe.
  86. (en) Solidi.
  87. (al) Leistung,
  88. (al) Kraftstrom
  89. (al) Leistung
  90. (fr) Puissance,
  91. (fr) Puissance (électrique)
  92. (fr) Force
  93. (fr) Puissance
  94. (la) Fortitudo

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009