Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iş birliği nedir, iş birliği ne demek (iş birliği nnd)

iş birliği nedir, iş birliği ne demek?

iş birliği

  1. Amaç ve çıkarları bir olanların oluşturdukları çalışma ortaklığı, teşrikimesai
    Örnek: Yaşları otuzu geçmemiş olmak şartı ile her çeşit grupla iş birliğine hazırdılar. H. Taner
  2. Bir işin çeşitli işçilerce yapılması.
  3. (en) Collaboration.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Work.
  15. (en) Business, activity.
  16. (en) Profession.
  17. (en) Job.
  18. (en) Working.
  19. (en) Occupational.
  20. (en) Regulation.
  21. (en) Things to do.
  22. (en) Occupation.
  23. (en) Business.
  24. (en) Trade.
  25. (en) Concern.
  26. (en) Affair.
  27. (en) Function.
  28. (en) Piece of work.
  29. (en) Works.
  30. (en) Activity.
  31. (en) Appointment.
  32. (en) Assignment.
  33. (en) Ball game.
  34. (en) Billet.
  35. (en) Calling.
  36. (en) Cause.
  37. (en) Commerce.
  38. (en) Action.
  39. (en) Berth.
  40. (en) Commission.
  41. (en) Deal.
  42. (en) Dealing.
  43. (en) Dealings.
  44. (en) Deed.
  45. (en) Duty.
  46. (en) Employment.
  47. (en) Field.
  48. (en) Handiwork.
  49. (en) Labour.
  50. (en) Matter.
  51. (en) Office.
  52. (en) Operation.
  53. (en) Position.
  54. (en) Post.
  55. (en) Pursuit.
  56. (en) Service.
  57. (en) Show.
  58. (en) Situation.
  59. (en) Task.
  60. (en) Transaction.
  61. (en) Undertaking.
  62. (en) Workpiece.
  63. (en) Mission.
  64. (en) The chief problem.
  65. (en) Something worth doing.
  66. (en) Agency.
  67. (en) Term.
  68. (en) Avocation.
  69. (en) Boom.
  70. (en) Breeze.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

amaç (nedir ne demek)

  1. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat
    Örnek: Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Anayasa
  2. Gaye
    Örnek: Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır. Anayasa
  3. Hedef
    Örnek: Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. Anayasa
  4. Hlk. Çift öküzü.
  5. Erişilmek istenen sonuç, erek, hedef.
  6. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-Eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme.
  7. (en) Cause.
  8. (en) Consummation.
  9. (en) Target.
  10. (en) İdeal.
  11. (en) İntention.
  12. (en) Will.
  13. (en) Bourn.
  14. (en) Bourne.
  15. (en) Goal.
  16. (en) Sake.
  17. (en) Design.
  18. (en) Destination.
  19. (en) Dream.
  20. (en) Drift.
  21. (en) Function.
  22. (en) İdea.
  23. (en) İntent.
  24. (en) Meaning.
  25. (en) Mission.
  26. (en) Object.
  27. (en) Objective.
  28. (en) Point.
  29. (en) Purpose.
  30. (en) Scope.
  31. (en) Sense.
  32. (en) Terminus.
  33. (en) Turn.
  34. (en) View.
  35. (en) Wherefore.

çıkar (nedir ne demek)

  1. Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar
    Örnek: Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. Anayasa
  2. Menfaat.
  3. (en) Convenience.
  4. (en) Gain.
  5. (en) Good.
  6. (en) Vail.
  7. (en) Profit.
  8. (en) Benefit.
  9. (en) İnterest.
  10. (en) Advantage.
  11. (en) Self.
  12. (en) Capital.
  13. (en) Expedience.
  14. (en) Expediency.
  15. (en) Grist to the mill.
  16. (en) Number one.
  17. (en) Stake.
  18. (en) Self-Interest.
  19. (en) Self-Seeking.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010