Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > iğfal etmek nedir, iğfal etmek ne demek (iğfal etmek nnd)

iğfal etmek nedir, iğfal etmek ne demek?

iğfal etmek

  1. Aldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak.
  2. (en) Seduce.

iğfal (nedir ne demek)

  1. Bir kadını aldatma, baştan çıkarma.
  2. Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma.
  3. (en) Seduction.
  4. (en) To rape.
  5. (en) To seduce.
  6. (en) To tempt.
  7. (en) To delude.
  8. (en) Abduct.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

aldatmak (nedir ne demek)

  1. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak
    Örnek: Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır. P. Safa
  2. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak
    Örnek: Üç defadır bu yezit beni aldatıyor. B. Felek
  3. Birine verilen sözü tutmamak, yalan söylemek.
  4. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek
    Örnek: Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor. Y. K. Beyatlı
  5. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek.
  6. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek.
  7. Oyalamak, avutmak.
  8. (en) Sell smb.
  9. (en) Packet.
  10. (en) Beguile.
  11. (en) Dupe.
  12. (en) Fool.
  13. (en) Sell.
  14. (en) To mislead.
  15. (en) To cheat.
  16. (en) Burn.
  17. (en) Cajole.
  18. (en) Carve up.
  19. (en) Chisel.
  20. (en) Cozen.
  21. (en) Diddle.
  22. (en) Double cross.
  23. (en) Take for a ride.
  24. (en) Cheat.
  25. (en) Delude.
  26. (en) Two-Time.
  27. (en) Be unfaithful.
  28. (en) Deceive.
  29. (en) Defraud.
  30. (en) Fake.
  31. (en) Feint.
  32. (en) Bamboozle.
  33. (en) Bilk.
  34. (en) Cuckold.
  35. (en) Do down.
  36. (en) Double-Cross.
  37. (en) Play smb.
  38. (en) False.
  39. (en) Finagle.
  40. (en) Gammon.
  41. (en) Gull.
  42. (en) Have.
  43. (en) Hocus.
  44. (en) Hoodwink.
  45. (en) To deceive.
  46. (en) To fool.
  47. (en) To swindle.
  48. (en) To defraud.
  49. (en) To delude.
  50. (en) To trick.
  51. (en) To hoodwink.
  52. (en) To beguile.
  53. (en) To fox.
  54. (en) To dupe.
  55. (en) To take sb in.
  56. (en) To be unfaithful.
  57. (en) To cuckold.
  58. (en) To cheat on sb.
  59. (en) Fob off sb off.
  60. (en) To lead sb up the garden path.
  61. (en) Have sb.
  62. (en) Hoax.
  63. (en) Humbug.

kandırmak (nedir ne demek)

  1. Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
    Örnek: Bu arkadaşları da ben kandırdım. S. F. Abasıyanık
  2. Aldatmak
  3. İçme, yeme isteğini karşılamak.
  4. (en) Sell smb.
  5. (en) Hoodwink.
  6. (en) Hustle.
  7. (en) Seduce.
  8. (en) Sell.
  9. (en) Trick.
  10. (en) To persuade.
  11. (en) To take in.
  12. (en) To quench sb's thirst.
  13. (en) Bilk.
  14. (en) Bring over.
  15. (en) Manage.
  16. (en) Quiet.
  17. (en) Tempt.
  18. (en) Pull the wool over someone's eyes.
  19. (en) Argue.
  20. (en) Bait.
  21. (en) Bamboozle.
  22. (en) Befool.
  23. (en) Beguile.
  24. (en) Cheat.
  25. (en) Cozen.
  26. (en) Deceive.
  27. (en) Delude.
  28. (en) Diddle.
  29. (en) Dish.
  30. (en) Dissuade.
  31. (en) Dupe.
  32. (en) Entice.
  33. (en) Fast-Talk.
  34. (en) Finagle.
  35. (en) Flimflam.
  36. (en) Fool.
  37. (en) Gammon.
  38. (en) Get round.
  39. (en) Hornswoggle.
  40. (en) İnduce.
  41. (en) İntrigue.
  42. (en) İnveigle.
  43. (en) Jockey.
  44. (en) Jolly.
  45. (en) To convince.
  46. (en) To get round sb.
  47. (en) To get around sb ikna etmek.
  48. (en) To deceive.
  49. (en) To fool.
  50. (en) To cheat.
  51. (en) To take sb in.
  52. (en) To fox.
  53. (en) To hoodwink.
  54. (en) To cajole sb.
  55. (en) To delude.
  56. (en) To dupe.
  57. (en) To trick.
  58. (en) To beguile.
  59. (en) To seduce.
  60. (en) To entice.
  61. (en) To satisfy.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010