Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > içinin yağı erimek nedir, içinin yağı erimek ne demek (içinin yağı erimek nnd)

içinin yağı erimek nedir, içinin yağı erimek ne demek?

içinin yağı erimek

  1. Telaş veya kaygı ile üzülmek: “İçimizin yağı eridiği hâlde umursamadığımızı göstermek için kendimizi cendereye soktuğumuz yıllar...” -H. Taner.

içi (nedir ne demek)

  1. (en) Here, hither, over here.

yağı (nedir ne demek)

  1. Düşman, hasım.
  2. (en) Yak.

yağ (nedir ne demek)

  1. Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
    Örnek: Yağ gelen yerden bal esirgenmez. Atasözü
  2. Vazelin, mazot gibi fizik nitelikleriyle yağları andıran ve sanayide kullanılan mineral madde
    Örnek: Yağı tükenmiş motor gibi duraklamış, kalmıştı. E. E. Talu
  3. Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde.
  4. Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde.
  5. Abartılı övgü.
  6. Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı.
  7. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester.
  8. Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad.
  9. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik.
  10. (en) Oil.
  11. (en) Fat.
  12. (en) Adipose.
  13. (en) Grease.
  14. (en) Slush.
  15. (en) Shortening.
  16. (en) Tallow.
  17. (en) Suet.
  18. (en) Butter.
  19. (en) Margarine.
  20. (en) Oleo.
  21. (en) Lubricant.
  22. (al) Öl
  23. (fr) Huile

erimek (nedir ne demek)

  1. Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek.
  2. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek
    Örnek: Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak.
  4. Çok zayıflamak
  5. Utancından çok sıkılmak.
  6. Yok olmak, bitmek, tükenmek
    Örnek: Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. R. H. Karay
  7. (en) Melt.
  8. (en) Fuse.
  9. (en) Dissolve.
  10. (en) Pine away.
  11. (en) Pine.
  12. (en) Deliquesce.
  13. (en) Thaw.
  14. (en) Resolve.
  15. (en) To melt.
  16. (en) To thaw.
  17. (en) To dissolve.
  18. (en) To fuse.
  19. (en) To waste away.
  20. (en) To pine away.
  21. (en) To wear out.
  22. (en) To be greatly embarassed.
  23. (en) To liquefy.
  24. (en) To mingle.
  25. (en) To flux.
  26. (en) To run.
  27. (en) To bleed.
  28. (en) To leach.
  29. (en) To wear-out.
  30. (en) Flag.
  31. (en) Give.

telaş (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir sebeple acelecilik
  2. Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe
    Örnek: Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı. H. E. Adıvar
  3. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
    Örnek: O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz. R. N. Güntekin
  4. (en) Dither.
  5. (en) Ferment.
  6. (en) Fluster.
  7. (en) Haste.
  8. (en) Hurry.
  9. (en) Hustle.
  10. (en) Stew.
  11. (en) Flatter.
  12. (en) Agitation.
  13. (en) Fidget.
  14. (en) Hurry skurry.
  15. (en) Flurry.
  16. (en) Alarm.
  17. (en) Hastiness.
  18. (en) Panic.
  19. (en) Rush.
  20. (en) Whirl.
  21. (en) Fuss.
  22. (en) Excitement.
  23. (en) Fussiness.
  24. (en) Fever.
  25. (en) Flap.
  26. (en) Flutter.
  27. (en) Helter-Skelter.
  28. (en) Precipitance.
  29. (en) Precipitancy.
  30. (en) Precipitateness.
  31. (en) Precipitation.
  32. (en) Racket.
  33. (en) Taking.
  34. (en) Bustle.
  35. (en) Commotion.
  36. (en) Directness.
  37. (en) Discomposure.
  38. (en) Disturbance.
  39. (en) Stir.
  40. (en) Sweat.
  41. (en) Trepidation.
  42. (en) Turmoil.
  43. (en) Pother.
  44. (en) To do.
  45. (en) White heat.
  46. (en) Worry.

kaygı (nedir ne demek)

  1. Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa
    Örnek: Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi. A. İlhan
  2. Güçlü bir istek ya da dürtünün amacına ulaşamayacak gibi gözüktüğü durumlarda beliren tedirgin edici bir duygu.
  3. (en) Anxiety.
  4. (en) Worry.
  5. (en) Concern.
  6. (en) Misgiving.
  7. (en) Qualm.
  8. (en) Reassure.
  9. (en) Careworn.
  10. (en) Concernment.
  11. (en) Dismay.
  12. (en) Care.
  13. (en) Fear.
  14. (en) Apprehension.
  15. (en) Discomposure.
  16. (en) Disquiet.
  17. (en) Disquietude.
  18. (en) İnquietude.
  19. (en) Perturbation.
  20. (en) Preoccupation.
  21. (en) Solicitude.
  22. (en) Fears.
  23. (en) Trepidation.
  24. (en) Fret.
  25. (en) İnquietute.
  26. (en) Load.
  27. (en) Sweat.
  28. (en) Unease.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010