|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
ek
-
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça.
-
Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave.
-
Sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri.
-
İki borunun birbirine birleştirildiği yer.
-
Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan şekil verici ses veya sesler, lahika.
-
Eklenmiş, katılmış
-
Sözcük türetmek veya sözcüğün görevini belirtmek için kullanılan biçim verici ses ya da sesler: Evci (ev-ci) , evcil (ev-cil) , evli (ev-li) , ev-lenmek (ev-le-n-mek) eve (ev-e) , evden fev-den) , evde (ev-de) , evim (ev-im) vb.
-
Bk. ek yeri
-
1- Bir yapıttaki bilgiyi tamamlamak, dahaeksiksiz olmasını sağlamak amacıyle sonradan çıkarılan kitap. 2- Metin içinde verilmesi yersiz görülen tablo, çizim, sayılama vb. bilgiyi metnin ya da yapıtın arkasında ayrıca gösteren bölüm.
-
Additional. extra. supplemental. supplementary. further. addition. supplement. extension. extra. annex. appendix. appendage. addendum. adjunct. appurtenance. formative. insertion. inset. postscript. schedule. supplementation. by-. bye-. super-.
-
Accession. additional. adjunct. annexe. appendage. appendix. collateral. excess. extension. extra. inclusion. special. subsidiary. supplement. supplementary. addition. addendum. joint. patch. affix.
-
Appendix. attachment. addendum. additional. annex. coupling. supplement. supplementary. joint. joining. easement. tailpiece. fastening. patching. splice. bond. link. extra. insert. appurtenance. enclosure. annexed. pull-out. addition. adjunct.
-
Affix
-
Supplement, appendix
-
affixe
-
İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm.
-
Join, splice, film splice
-
suture
-
Klebestelle
-
Joint, collure
-
Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek
Örnek:
... sen hele yarın şu sendekileri ver, üstünü bankadan alır tamamlarız. A. İlhan
-
Bitirmek
Örnek:
Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını tamamlamış sıska bir gençti. Ö. Seyfettin
-
Complete. serve out. finish. integrate. fulfill. button up. catch up on. clear up. complement. bring to completion. consummate. do. eke out. finalize. fulfil. go through with. implement. perfect. round off. round out. supplement. take up. work off. w.
-
Complement. complete. consummate. crown. finish. implement. to complete. to consummate. to complement. to finish. to perfect.
-
To complete. to finish. to make sth complete or whole. accomplish. carry out. complement. consummate. dispose. fulfil. implement. integrate. make. to raise to full number. pack in. perfect. to bring to perfection. round off. satisfy. sew up. to make short.
ona(nedir ne demek)
-
O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
Örnek:
Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur. T. Buğra
-
Thereto. her. him. it. to him. to her.
-
Her. him. it. thereto. to him. to her. to it.
-
her.
-
Outstanding Natural Area.
-
Office of National Assessments.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|