Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi nedir, işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi ne demek, işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisiin anlamı (işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi nnd)

işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

süre

  1. Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet
    Örnek: Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız. T. Oflazoğlu
  2. (en) Time. span. continuance. duration. bout. interval. length. period. respite. run. space. stretch. term. while.
  3. (en) Duration. grace. period. season. space. spell. term. time. while.
  4. (en) duration.
  5. (en) Screen time
  6. (en) notice

Türetilmiş Kelimeler (bis)

amor, amoral, amorality, amoralizm, amorally, amor, amoralizm, amorf, amorti, amortisman

kadar (nedir ne demek)

  1. Ölçüsünde, derecesinde
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır, ama dalgıçlık kadar da genç işidir. S. F. Abasıyanık
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde.
  3. Dek, değin
  4. Gibi
  5. Denli
  6. Süre belirten bir söz
  7. Miktarda, derecede
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
  9. (en) As. as much as. as far as. so. as much as. up to. until. till. inasmuch as. so long as. until. till. pending.
  10. (en) As. as. as big as. as much as. until. till. by. up to. to. as far as. about. or so. something like. amount. degre.
  11. (en) As much as. as many as. up to. by. so.
  12. (en) Prep. by

teorisi (nedir ne demek)

  1. (en) [teori] n. theory, speculation

teori (nedir ne demek)

  1. Kuram, nazariye
    Örnek: Alışılmış kalıpların çok dışında yeni fikir akımları, modern teoriler konuşulurdu o dünyada. Ç. Altan
  2. Bir olay, bir yapı yada düzenin nedenlerini açıklamak isteyen genel düşünce, görüş; kuram.
  3. (en) Theory. speculation.
  4. (en) Theory. theory kuram. nazariye.
  5. (en) theory.

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. 1- Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. 2- Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, 3- Doğa olgusu.
  4. (en) Event. happening. fact. circumstance. incident. affair. case. episode. experience. instance. occurrence. scene.
  5. (en) Business. case. episode. event. experience. fact. happening. incident. occurrence. phenomenon. scene. thing.
  6. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  7. (en) Act. case. event. incident. occurrence. phenomenon. unusual event. action. affair. appearance. batch. casus. circumstance. episode. fact. happening. hardy annual.
  8. (en) phenomenon

baş(nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir topluluğu yöneten kimse
  3. Başlangıç.
  4. Temel, esas
  5. Arazide en yüksek nokta.
  6. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
  7. Bir şeyin uçlarından biri
  8. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
  9. Çıban.
  10. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi.
  11. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa.
  12. Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı.
  13. Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
  14. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
  15. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika.
  16. (en) Chief. head. arch. capital. central. in chief. especial. first. foremost. general. governing. grand. initial. master. premier. primal. primary. prime. principal. beginnings. head. top. knob. heading. beginning. bow. chief. coconut. costard. leader. n.
  17. (en) Chief. head. arch. capital. central. in chief. especial. first. foremost. general. governing. grand. initial. master. premier. primal. primary. prime. principal. beginnings. top. knob. heading. beginning. bow. coconut. costard. leader. n. base. cardinal. helm. kingpin. nut.
  18. (en) Beginning. bow. head. leader. leading. top. chief. crest. either of two ends. bow. glove. bulb. head. agio. exchange premium. upper end. sconce. prow. foreship. knob. fore. poll. major. boss. standard. primary. headman. header.
  19. (en) head
  20. (al) Kopf Dgr.: Yun. kephale:baş
  21. (fr) tête

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük