Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > içmek nedir, içmek ne demek, içmekin anlamı, ingilizcesi (içmek nnd)

içmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






içmek

  1. Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
    Örnek: Bir oluktan buz gibi bir su içtik. S. F. Abasıyanık
  2. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek
    Örnek: Evinden pek seyrek zamanlarda içtiği nargilesini istedi. H. E. Adıvar
  3. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek.
  4. İçki kullanmak
    Örnek: O akşam saat ikiye kadar içtiler. Ö. Seyfettin
  5. Hlk. Kuzu derisinden yapılmış kürk.
  6. (en) Drink. drinking. drink. imbibe. have a drink. slosh down. slosh. belt down. indulge. knock back. pull. swig.
  7. (en) Drink. have. imbibe. partake.
  8. (en) To drink. to smoke. to absorb. to imbibe. to drink. put away.
  9. (en) eat
  10. (en) propose

yutmak (nedir ne demek)

  1. Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek.
  2. Tam ve doğru söylememek.
  3. İnanmak, aldanmak, kanmak
    Örnek: Bize numara yapma, yutacak enayi değiliz. S. M. Alus
  4. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek.
  5. İyice, eksiksiz olarak öğrenmek
    Örnek: Bazen üçer yüz sayfalık iki kitabı birden, yirmi dört saat zarfında hatmedip yuttuğu olurdu. Y. K. Karaosmanoğlu
  6. Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak
    Örnek: Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor. M. Ş. Esendal
  7. Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak.
  8. Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak
  9. Oyunda bir şey kazanmak.
  10. (en) Absorb. buy. choke down. drink in. elide. engorge. engulf. gulp. gulp down. ingest. pouch. swallow. take down.
  11. (en) Buy. engulf. saturate. swallow. to swallow. to gulp down. to absorb. to belive. to buy. to learn by heart. devour. to believe. to win.
  12. (en) Absorb. devour. drink. eat. eat crow. engulf. swallow. whelm.

sigara (nedir ne demek)

  1. İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne
    Örnek: İhtiyar diplomat sigara üstüne sigara yakıyordu. Ö. Seyfettin
  2. (en) Cigarette. cigaret. smoke. fag.
  3. (en) Cigarette. fag. smoke. vending machine. cigaret.
  4. (en) Cigarette. cancer stick. coffin nail. dope. fag. repeat purchasing. tobacco shop. smoke.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük