|
için için yanmak
-
smoulder.
-
Amacıyla, maksadıyla
Örnek:
Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Sebep ve sonuç belirten bir söz
Örnek:
Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin
-
-dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
Örnek:
Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Özgü, ayrılmış.
-
Düşüncesince, kendince, göre
Örnek:
Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat. B. Felek
-
Hakkında
Örnek:
Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var. B. R. Eyuboğlu
-
Oranla, göz önünde tutulursa.
-
Karşılığında, karşılık olarak.
-
İn the cause of. pro. so. so as to. that. for. pro. seeing. in order to. on account of.
-
For. on.
-
Because. to. for. in order to. in order that. so that. about. concerning. ad. pro. so as to.
-
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
Örnek:
Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir... Anayasa
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak.
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
Örnek:
Gece oldu ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. M. Ş. Esendal
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek.
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak.
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
Örnek:
Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. Y. Z. Ortaç
-
Parlamak, parıldamak
Örnek:
Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. F. R. Atay
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek.
-
Broil. burn. burn out. fire. fuse. fuze. glow. go on. be hot. inflame. kindle. light. light up. scorch. smart. sting. swelter. take. toast.
-
Blow. broil. burn. kindle. smart. sting. strike. to burn. be consumed by fire. catch fire. to be burned out. to be scorched. to be blighted. to be painful. hurt. to be very thirsty. to be ruined. become invalid. to be forfeited. to be on fire. to be alight. to kindle. to blaze. to be on. to blow. to burn out. to bake. to get sunburnt/suntanned. to have high temperature/fever. to be done for. to hurt. to sting. to sm.
-
To be on fire. to burn. to burn up. to burn down. to burn out. to be burned / scorched / singed. to get a burn or scald. to get sunburned. to get tanned by the sun. to be on. to have a burning sen.
-
tan
-
Dumansız yanmak, için için yanmak, içten içe olmak
amacıyla(nedir ne demek)
-
To this end
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|