|
hukuk
-
Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze
Örnek:
Hukuk daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez. P. Safa
-
Bu yasaları konu alan bilim
Örnek:
Kaldı ki, böyle bir hareket, milletlerarası hukuka taban tabana zıttı. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü.
-
Haklar.
-
Ahbaplık, dostluk.
-
Legal. juristic. juristical. law. jus.
-
Jurisprudence. law. law tüze. rights haklar. friendship ahbaplık. dostluk.
-
Law. jurisprudence. jus.
-
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.
-
Topluluk.
-
1- Bilinçli bireylerden ve özellikle aralarında örgütleşme bağları ve karşılıklı görevler bulunan kişilerden kurulu topluluk. 2~ (Dar anlamda) Doğal eğilimlere değil, sözleşmeye dayanan, belirli ereklere ulaşmak için isteyerek kurulan, istenildiğinde dağılabilen insan topluluğu, birliği. Bir ilke üzerine kurulmuş birliktelik = ortaklaşalık (Gemeinschaft - Communaute'nin karşıtı olarak. Tönnies).
-
Society. the community. socio-.
-
Society. the community. socio-. community.
-
Community. society. social group. world.
-
society
-
société
-
societas
-
arranger
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|