Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hold back nedir, hold back ne demek (hold back nnd)

hold back nedir, hold back ne demek?

hold back   US UK

  1. Tutmak, zaptetmek, durdurmak, saklamak, söylememek, çekinmek, tedbirli olmak, kendini tutmak

hold   US UK (nedir ne demek)

  1. Tutmak
  2. Bırakmamak, zapt etmek
  3. İçine almak, istiap etmek
  4. Alıkoymak, salıvermemek, durdurmak
  5. Sahip olmak, malik olmak, elinde tutmak
  6. Devam ettirmek
  7. İnanmak, kabul ve tasdik etmek
  8. Devam etmek, iltizam etmek
  9. Mecbur etmek
  10. Yapışmak
  11. Dayanmak, sabit olmak
  12. Sadık olmak: değişmemek
  13. Devam etmek, arkası kesilmemek, ilerlemek
  14. Doğru kalmak
  15. Durmak
  16. Tutma, tutuş
  17. Tutacak şey veya yer, tutamak
  18. Sığınacak yer, destek, dayanak noktası, istinatgah
  19. Hapishane
  20. Nüfuz, hüküm
  21. Uzatma işareti
  22. Gemi ambarı
  23. Geminin iç tarafı.
  24. Tutmak, kavramak, tıkamak, kaldırmak, el koymak, alıkoymak, gözaltına almak, devam etmek, almak, barındırmak, muhafaza etmek, karara bağlamak, çekmek, dayanmak, sadık kalmak, geçerli olmak, durmak
  25. Dur!

back   US UK (nedir ne demek)

  1. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası.
  2. Tekne, küçük havuz.
  3. Bir şeye destek olmak, arka olmak, yardım etmek
  4. Tarafını tutmak, üzerine bahse girmek (atb.)
  5. Geriye sürmek
  6. Sırtına binmek
  7. Güneşin aksi yönüne dönmek, dirise etmek back down back out caymak, sözünden dönmek
  8. Arka, sırt, geri
  9. Belkemigi
  10. Futbolda bek, müdafi
  11. Geri, geriye
  12. Yine, tekrar
  13. Arkadaki, arkasında olan
  14. Arkaya doğru olan, evvelki
  15. Eski
  16. Kaplamak (kitap), astarlamak, kayırmak, sırtına binmek, arka çıkmak, destek olmak, geriye doğru sürmek, geri geri gitmek, takviye etmek, ciro etmek, üzerine bahse girmek

tutmak (nedir ne demek)

  1. Elde bulundurmak, ele almak
    Örnek: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin
  2. Ele geçirmek, yakalamak
    Örnek: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin
  3. Avlamak
    Örnek: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay
  4. Yanında bulundurmak, alıkoymak.
  5. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
    Örnek: Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. S. F. Abasıyanık
  6. Kaplamak
    Örnek: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. T. Buğra
  7. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
    Örnek: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. S. F. Abasıyanık
  8. Denetimi ve yetkisi altına almak.
  9. (en) Anchor.
  10. (en) Bite.
  11. (en) Bridle.
  12. (en) Capture.
  13. (en) Contain.
  14. (en) Curb.
  15. (en) Detain.
  16. (en) Apprehend.
  17. (en) To come to.
  18. (en) To take hold of.
  19. (en) To grip.
  20. (en) To grab.
  21. (en) To hold back.
  22. (en) To restrain.
  23. (en) To nab.
  24. (en) To arrest sb.
  25. (en) To capture.
  26. (en) To occupy (a position.
  27. (en) Hold.
  28. (en) Play, play on.
  29. (en) Guard.
  30. (en) Remand.
  31. (en) Bate.
  32. (en) Be.
  33. (en) Redeem.
  34. (en) Total, tot up.
  35. (en) Hold up.
  36. (en) Get hold of.
  37. (en) Seize.
  38. (en) Catch.
  39. (en) Keep.
  40. (en) Take.
  41. (en) Favor.
  42. (en) Favour.
  43. (en) Support.
  44. (en) Stick to.
  45. (en) Affect.
  46. (en) Abide by.
  47. (en) Add up to.
  48. (en) Bespeak.
  49. (en) Bind.
  50. (en) Book.
  51. (en) Charter.
  52. (en) Check.
  53. (en) Choke.
  54. (en) Choke back.
  55. (en) Choke down.
  56. (en) Choke off.
  57. (en) Claw hold of.
  58. (en) Clench.
  59. (en) Clutch.
  60. (en) Cohere.
  61. (en) Come to.
  62. (en) Grasp.
  63. (en) Hire.
  64. (en) İnhibit.
  65. (en) Repress.
  66. (en) Restrain.
  67. (en) Retain.
  68. (en) Stifle.
  69. (en) To hold.
  70. (en) To stop.
  71. (en) To detain.
  72. (en) To catch.
  73. (en) To seize.
  74. (en) To keep.
  75. (en) To cover.
  76. (en) To take.
  77. (en) To take up.
  78. (en) To occupy.
  79. (en) To hold with sth.
  80. (en) To agree with.
  81. (en) To approve of.
  82. (en) To employ.
  83. (en) To engage.
  84. (en) To keep sb on.
  85. (en) To hire.
  86. (en) To rent.
  87. (en) To make sick.
  88. (en) To amount to.
  89. (en) To total.
  90. (en) To add up to.
  91. (en) Marke etmek.
  92. (en) To retain.
  93. (en) To detain sb.
  94. (en) To keep sb / sth.
  95. (en) To maintain sth at a certain level.
  96. (en) To take up (so.

zaptetmek (nedir ne demek)

  1. (en) Capture.
  2. (en) Bridle.
  3. (en) Conquer.
  4. (en) Occupy.
  5. (en) Restrain.
  6. (en) Engross.
  7. (en) Contain.
  8. (en) Govern.
  9. (en) Hold back.
  10. (en) Hold down.
  11. (en) Hold in.
  12. (en) Keep down.
  13. (en) Possess oneself of.
  14. (en) Reave.
  15. (en) Seize.
  16. (en) Stifle.
  17. (en) Subjugate.
  18. (en) Suppress.
  19. (en) Swallow.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021