Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hoşça vakit geçirmek nedir, hoşça vakit geçirmek ne demek, hoşça vakit geçirmekin anlamı (hoşça vakit geçirmek nnd)

hoşça vakit geçirmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

vakit

  1. Zaman
  2. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  3. Çağ.
  4. Tespit edilmiş olan zaman
    Örnek: Kâhya - vakit gayri Süleyman, haber saldık gelecekler, pamuklar da kıvamına geldi - demişti. S. Kocagöz
  5. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz.
  6. İmkân, fırsat.
  7. Geçim, para bakımından imkân.
  8. (en) Father time. hour. season. time. when. while.
  9. (en) Season. time. the right time. appointed time. hour.
  10. (en) Time. the right time. time (for doing sth. when. hour. tide. while.

geçirmek (nedir ne demek)

  1. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak.
  2. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
    Örnek: Kalanımızı peşine takarak Murat suyunun karşı kıyısına geçirdi. K. Bilbaşar
  3. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek.
  4. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
    Örnek: Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi. R. H. Karay
  5. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
    Örnek: Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu. O. C. Kaygılı
  6. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek.
  7. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
    Örnek: Kocan için geceyi evden dışarıda geçirmek fırsatını sen kendin temin et. H. C. Yalçın
  8. Giymek, giyinmek
    Örnek: Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti. S. F. Abasıyanık
  9. (en) See smb. to the door. make pass. show smb. to the door. pass. carry. transfer. transmit. see off. bash. come through. communicate. conduct. dot smb. one. extrude. fetch. get through. pass on. scarf. screw. slip. spin out. stick. swipe. take in. under.
  10. (en) Carry. conduct. have. infect. know. pass. spend. transmit. treat. undergo.
  11. (en) Migrate. to pass. to infect sb to slip on. to fit. to fix. to insert. to enter. to register. to undergo. to get over. to see sb off. to screw. to let to pass.
  12. (en) Get over
  13. (en) post
  14. (en) outstay
  15. (en) Spend, pass away, put in, work out
  16. (en) reach
  17. (en) Wile away

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Vakit; çağ.
  13. (en) Whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands.
  14. (en) Whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands. era. leeway. space.
  15. (en) Time. beat. date. day. the enemy. hour. interval. juncture. season. tide. while.
  16. (en) time
  17. (fr) temps

ayrılmış(nedir ne demek)

  1. (en) Reserved. booked. set apart. set aside. isolated. disjointed. divided. divorced. split. estranged. segregate. disunited.
  2. (en) Apart. isolated. off. separate. reserved. dedicated.
  3. (en) Separated. assorted. detached. discrete. disespoused. divided. insular. secluded. segregated. selected. spoken for.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük