Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > hitap etmek nedir, hitap etmek ne demek, hitap etmenin anlamı, ingilizcesi (hitap etmek nnd)

hitap etmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








hitap etmek

  1. Seslenmek, ... -e karşı söylemek, söz yöneltmek
    Örnek: Kötü konuşuyoruz, bilhassa tanımadıklarımıza hitap ederken tamamıyla kekeliyoruz. B. R. Eyuboğlu
  2. (en) To address. call. call upon. direct. discourse.

hitap (nedir)

  1. Sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme.
  2. (en) Addressing. address. an addressing.
  3. (en) Speech. discourse. additor.

etmek (nedir)

  1. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  2. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Aggregate
  10. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  11. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  12. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  13. (en) Step
  14. (en) Say
  15. (en) Total

seslenmek (nedir)

  1. Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek
    Örnek: Birkaç adım yürüdü, seslendi.- Yusuf Bey, Yusuf Bey. S. Kocagöz
  2. Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek
    Örnek: Kendisini kurtarmaları için ev sahiplerine seslenecek, işaret edecek oldu. M. Ş. Esendal
  3. Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek.
  4. (en) Yell. call. call to. cry. shout. shout to. holler.
  5. (en) Call. hail. shout. to call out. to say something. to address. to speak to hitap etmek.
  6. (en) To call out to sb. to say sth. to speak to. to address. call. cry. hail. holler.

karşı (nedir)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Contrary. opposed. counter. discordant. opponent. opposing. opposite. repugnant. gainst. opposite. against. facing. before. con. counter. con-. anti-. against. contra. versus. towards. toward. athwart. for. to.
  10. (en) Adverse. against. averse. contrary. counter. discordant. opposite.
  11. (en) Against. counter. for. opposite. the place opposite. facing. opposing. anti. in the direction of. in return for. in response to. toward. contrary to. as a cure for. as a countermeasure to. adverse. antagonistic. averse. contra. contrary. derogative. derog.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)