Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hipoglisemi nedir, hipoglisemi ne demek, hipoglisemiin anlamı, ingilizcesi (hipoglisemi nnd)

hipoglisemi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






hipoglisemi

  1. Aşırı hâlsizliğe ve terlemeye, hafif baygınlığa yol açan, kanda normalden daha az şeker bulunması hastalığı.
  2. (Yun. hypo: altında; glykys: tatlı; haima: kan) Kanda glikoz seviyesinin çok düşük olması.
  3. Kan şekerinin normal değerlerin altına düşmesi. Pankreastaki işlevsel Langerhans hücre tümörlerinde, ineklerde ketozis, koyunların gebelik toksemisinde ve şeker hastalığının tedavisinde aşırı dozda insülin alınması durumlarında ortaya çıkar ve kas zayıflığı, uyuşukluk ve yerden kalkamama belirtileriyle kendini gösterir.
  4. (en) hypoglicaemia
  5. (en) hypoglycemia
  6. (al) Hypoglicämia
  7. (fr) hypoglicémie

aşırı (nedir ne demek)

  1. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın
    Örnek: Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir. O. Rifat
  2. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit.
  3. Gereğinden fazla, çok.
  4. Ötede, ötesinde.
  5. Gereğinden fazla olarak, çokça.
  6. (en) Extreme. excessive. ultra. super. acute. breakneck. camp. crusted. deep. desperate. devilish. disproportionate. exaggerated. exceeding. exorbitant. exquisite. extortionate. extravagant. fancy. ferocious. fond. fucking. fulsome. heavy. like hell. hell.
  7. (en) Astronomical. awfully. excess. excessive. exorbitant. extortionate. extravagant. extreme. extremely. fierce. immoderate. inordinate. mortal. overdone. overmuch. redundant. steep. surplus. too. undue. unduly. unrestrained.
  8. (en) Beyond. over. devilish. exaggerated. in excess. to excess. excessive. exorbitant. fanatic. fulsome. heavy. immoderate. inordinate. like anything. overflowing. overmuch. over the top. rabid. red hot. sore. steep. too too. ultimate. ultra. undue. ungodly. u.

hafif (nedir ne demek)

  1. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı.
  2. Güç veya yorucu olmayan, kolay.
  3. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa.
  4. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek)
    Örnek: Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi. S. F. Abasıyanık
  5. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan
    Örnek: Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi. M. Ş. Esendal
  6. Etkisi az olan, sert karşıtı.
  7. Önemli olmayan.
  8. Çabuk uyanılan (uyku).
  9. (en) Light. airy. lightweight. slight. lightly. weak. cushy. distant. dulcet. feeble. feint. frail. frivolous. lenient. loose. mild. piano. small. soft. subdued. tenuous. unsubstantial. light. digestible. easy of digestion.
  10. (en) Bland. casual. distant. feathery. gentle. soft. subdued. tenuous. thin. light yeğni. easy kolay. weak. dilute. slight. mild. mild. dull. unimportant. insignificant. flighty hoppa. light in weight. flight. amoral.
  11. (en) Easy. light (in weight. frivolous. slight. unimportant. insignificant. lightly. slightly. crepe. demi saison. dinky. gentle. mild. rare. serous. small. thin. washy. weak. weightless.
  12. (en) wishy-washy
  13. (en) unsound
  14. (en) blancmange

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük