|
hindistan firavun faresi
-
Etçiller (Carnivora) takımından, Hindistan'dan İran'a kadar yayılmış olup evlerde yılan avlayıcısı olarak beslenen bir memeli türü.
-
İndia. hindustan.
-
Rupee. india. indian.
-
India. rupee. the subcontinent.
-
Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan.
-
İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir çeşit oyun.
-
Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse.
-
Eski Mısır hükümdarlarının sanı.
-
Pharaoh. pharaon.
-
pharao.
-
Pharaoh
-
pharaon
-
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).
-
Sıçan.
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (Myomorpha) mensup memelilerin genel adı.
-
dormouse.
-
mouse.
-
To go; to pass; to journey; to travel.
-
To be in any state, or pass through any experience, good or bad; to be attended with any circummstances or train of events, fortunate or unfortunate; as, he fared well, or ill.
-
To be treated or entertained at table, or with bodily or social comforts; to live.
-
To happen well, or ill; used impersonally; as, we shall see how it will fare with him.
-
To behave; to conduct one's self.
-
A journey; a passage.
-
The price of passage or going; the sum paid or due for conveying a person by land or water; as, the fare for crossing a river; the fare in a coach or by railway.
-
Ado; bustle; business.
-
Condition or state of things; fortune; hap; cheer.
-
Food; provisions for the table; entertainment; as, coarse fare; delicious fare.
-
The person or persons conveyed in a vehicle; as, a full fare of passengers.
-
The catch of fish on a fishing vessel. the food and drink that are regularly consumed a paying passenger the sum charged for riding in a public conveyance eat well.
-
Mouse. house mouse. rat. whisker.
-
An agenda of things to do; 'they worked rapidly down the menu of reports'. the sum charged for riding in a public conveyance. a paying passenger. the food and drink that are regularly consumed. proceed or get along; 'How is she doing in her new job?'; 'How are you making out in graduate school?'; 'He's come a long way'. eat well. 1 The price charged for transportation 2 A paying passenger on a plane, train, or other public means of transport 3 Range of food, for example, the fare served by a restaurant.
-
The required payment for a ride on a public transportation vehicle It must be paid by an acceptable means, for example, using cash, token, ticket, transfer, farecard, voucher, pass or user's fee.
-
Fahrpreis.
-
mouse
-
souris
-
Yol parası, bilet ücreti
-
navlun
-
Yolcu, kayık veya araba yolcusu
-
yiyecek
-
Eski olmak, vaki olmak
-
Başından geçmek
-
Yemek yemek
-
Geçinmek, yemek temin etmek
-
Eski yolculuk etmek
-
Gitmek (iş), yola çıkmak, olmak, başından geçmek
-
Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş omurgalı memeli hayvanlardan bir takım, etoburlar.
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, avlarını yakalayıp parçalamak üzere köpek dişleri büyük ve uzun, kesici dişleri küçük ve çok keskin, kemikleri parçalamak üzere kalın ve kuvvetli öğütücü dişleri bulunan, ayaklarında kalın tırnaklı 4-5 parmağı olan, beyinleri iyi gelişmiş, dünyanın her bölgesine yayılmış türleri olan bir takım.
-
carnivores
-
carnivores
-
Carnivora, caro: et; voraus: yiyen
etçil(nedir ne demek)
-
Genellikle etle beslenen, etobur.
-
carnivorous.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|