Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hile yapmak nedir, hile yapmak ne demek (hile yapmak nnd)

hile yapmak nedir, hile yapmak ne demek?

hile yapmak

  1. Aldatmak.
  2. (en) Rig.
  3. (en) Cheat.
  4. (en) Juggle.
  5. (en) Manoeuvre.
  6. (en) Fudge.
  7. (en) Humbug.
  8. (en) Sham.
  9. (en) Trick.

hile (nedir ne demek)

  1. Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika
    Örnek: Gayet basit bir hile ile, saflığından istifade ederek işi başardı. R. H. Karay
  2. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.
  3. Sinemadakine benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle elde edileni.
  4. Olağan çevirim uygulayımlarıyla gerçekleştirilmesi güç, pahalı, tehlikeli, zaman alıcı ya da olanaksız bulunan işlemlerin, optik, mekanik, kimyasal bazı özelliklerden yararlanılarak yapılanı; bu yolla elde edilen olağandışı, olağanüstü sonuçlar. TV
  5. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler.
  6. (en) Trick, special effects.
  7. (en) To hide.
  8. (en) See Hele.
  9. (en) Same as Hilum.
  10. (en) Trick, wile, cheating, stratagem, fraud.
  11. (en) Deceit.
  12. (en) Cheat.
  13. (en) Artifice.
  14. (en) Adulteration.
  15. (en) Fraud.
  16. (en) Cheating.
  17. (en) Trick.
  18. (en) Wile.
  19. (en) Device.
  20. (en) Fake.
  21. (en) Canard.
  22. (en) Catch.
  23. (en) Chicane.
  24. (en) Cobweb.
  25. (en) Craft.
  26. (en) Cross.
  27. (en) Deception.
  28. (en) Decoy.
  29. (en) Dodge.
  30. (en) Doubling.
  31. (en) Dupery.
  32. (en) Duplicity.
  33. (en) Finesse.
  34. (en) Flam.
  35. (en) Flimflam.
  36. (en) Gadget.
  37. (en) Gaff.
  38. (en) Gambit.
  39. (en) Gammon.
  40. (en) Gimmick.
  41. (en) Game.
  42. (en) Guile.
  43. (en) Manoeuvre.
  44. (en) Ruse.
  45. (en) Shift.
  46. (en) Subterfuge.
  47. (en) Wiles.
  48. (en) Monkey business.
  49. (en) Stratagem.
  50. (en) Chicanery.
  51. (en) Collusion.
  52. (en) Cunning.
  53. (en) Delusion.
  54. (en) Fetch.
  55. (en) Frame- up.
  56. (en) Hoax.
  57. (en) Hocus pocus.
  58. (en) Humbug.
  59. (en) İllusion.
  60. (en) İmposition.
  61. (en) İmposture.
  62. (al) Tricks, Filmtricks, Trucaverfahren, Trucaaufnahmen,
  63. (al) Tricks, Fernsehtricks

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Father.
  10. (en) Put on.
  11. (en) Accomplish.
  12. (en) Acquit oneself.
  13. (en) Architect.
  14. (en) Build.
  15. (en) Carve out.
  16. (en) Contrive.
  17. (en) Create.
  18. (en) Engineer.
  19. (en) Establish.
  20. (en) Execute.
  21. (en) Fashion.
  22. (en) Fulfil.
  23. (en) Fulfill.
  24. (en) Go over.
  25. (en) Go through.
  26. (en) Have.
  27. (en) İmplement.
  28. (en) Land.
  29. (en) Make.
  30. (en) Perform.
  31. (en) Practice.
  32. (en) Practise.
  33. (en) Produce.
  34. (en) Profess.
  35. (en) Put thro.
  36. (en) Commit.
  37. (en) Construct.
  38. (en) Cost.
  39. (en) Deliver.
  40. (en) Discharge.
  41. (en) Draw.
  42. (en) Fabricate.
  43. (en) Fill.
  44. (en) Found.
  45. (en) Hold.
  46. (en) Manage.
  47. (en) Manufacture.
  48. (en) Perpetrate.
  49. (en) Redeem.
  50. (en) Transact.
  51. (en) To do.
  52. (en) To make.
  53. (en) To perform.
  54. (en) To fulfil.
  55. (en) To carry sth out.
  56. (en) To mend.
  57. (en) To repair.
  58. (en) To fix onarmak.
  59. (en) Tamir etmek.
  60. (en) To build.
  61. (en) To construct.
  62. (en) To erect.
  63. (en) To found inşa etmek.
  64. (en) To produce.
  65. (en) To manufacture.
  66. (en) To bring sth out üretmek.
  67. (en) To cause yol açmak.
  68. (en) To marry to evlendirmek.
  69. (en) To cost.
  70. (en) To do with.
  71. (en) To have.
  72. (en) To possess.
  73. (en) To cook.
  74. (en) To draw.
  75. (en) To deliver.
  76. (en) To fashion.
  77. (en) To create.
  78. (en) To prepare.
  79. (en) To buoy oneself with sth.
  80. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  81. (en) To carry out.
  82. (en) To affect.
  83. (en) To execute.
  84. (en) To fix sth.
  85. (en) To caus.

aldatmak (nedir ne demek)

  1. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak
    Örnek: Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır. P. Safa
  2. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak
    Örnek: Üç defadır bu yezit beni aldatıyor. B. Felek
  3. Birine verilen sözü tutmamak, yalan söylemek.
  4. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek
    Örnek: Dekor, tarihî esvap gözleri aldatıyor. Y. K. Beyatlı
  5. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek.
  6. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek.
  7. Oyalamak, avutmak.
  8. (en) Sell smb.
  9. (en) Packet.
  10. (en) Beguile.
  11. (en) Dupe.
  12. (en) Fool.
  13. (en) Sell.
  14. (en) To mislead.
  15. (en) To cheat.
  16. (en) Burn.
  17. (en) Cajole.
  18. (en) Carve up.
  19. (en) Chisel.
  20. (en) Cozen.
  21. (en) Diddle.
  22. (en) Double cross.
  23. (en) Take for a ride.
  24. (en) Cheat.
  25. (en) Delude.
  26. (en) Two-Time.
  27. (en) Be unfaithful.
  28. (en) Deceive.
  29. (en) Defraud.
  30. (en) Fake.
  31. (en) Feint.
  32. (en) Bamboozle.
  33. (en) Bilk.
  34. (en) Cuckold.
  35. (en) Do down.
  36. (en) Double-Cross.
  37. (en) Play smb.
  38. (en) False.
  39. (en) Finagle.
  40. (en) Gammon.
  41. (en) Gull.
  42. (en) Have.
  43. (en) Hocus.
  44. (en) Hoodwink.
  45. (en) To deceive.
  46. (en) To fool.
  47. (en) To swindle.
  48. (en) To defraud.
  49. (en) To delude.
  50. (en) To trick.
  51. (en) To hoodwink.
  52. (en) To beguile.
  53. (en) To fox.
  54. (en) To dupe.
  55. (en) To take sb in.
  56. (en) To be unfaithful.
  57. (en) To cuckold.
  58. (en) To cheat on sb.
  59. (en) Fob off sb off.
  60. (en) To lead sb up the garden path.
  61. (en) Have sb.
  62. (en) Hoax.
  63. (en) Humbug.

rig   US UK (nedir ne demek)

  1. Donatmak, giydirmek
  2. Teçhiz etmek
  3. Donatmak (gemi)
  4. Donanım, arma
  5. Takım: at ile beraber araba takımı: kıyafet, kılık
  6. Hile yapmak (seçimde vb.), hile ile yönetmek, çıkarlarına göre değişiklik yapmak, donatmak, teçhiz etmek, allayıp pullamak, süslemek, uyduruvermek, yalancıktan yapmak, düzmece bir şekilde kurmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011