Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hidrojen peroksit nedir, hidrojen peroksit ne demek (hidrojen peroksit nnd)

hidrojen peroksit nedir, hidrojen peroksit ne demek?

hidrojen peroksit

  1. Formülü H2O2 , yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2
  2. Hücrenin atık ürünü ve tehlikeli bir serbest radikal.
  3. Yapısında % 30-33 salınabilir oksijen içeren ve antiseptik olarak kullanılan bileşik.
  4. (en) Hydrogen peroxide.

hidrojen (nedir ne demek)

  1. Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).
  2. Hidrojen, 16.yy'da Paracellus tarafından keşfedilmiş, ilk defa 1766'da Cavandish tarafından çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiğini bulmuştur. 1898'de Dewar sıvı ve katı hidrojen elde etmiştir.Amonyak ve metanol sentezinde , metal oksit minerallerinin indirgenmesinde kullanılır.
  3. Renksiz, kokusuz, tatsız, yanmaz bir gaz elementi. A. A. 1 .008, A. S. 1.
  4. (en) Hydrogene.
  5. (en) Hydrogen.
  6. (en) Hydrog.
  7. (fr) Hydrogène
  8. (fr) Hydrog

peroksit (nedir ne demek)

  1. Birleşiminde normal oksitlerden daha çok oksijen bulunan oksitlerin genel adı.
  2. (en) Peroxide.

formül (nedir ne demek)

  1. Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı.
  2. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek
    Örnek: Cevap formülü son derece basit idi. F. R. Atay
  3. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım.
  4. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım.
  5. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem
    Örnek: Her yerde yapılabilen bir şey, yalnız formülleri, şekilleri değişir. A. Gündüz
  6. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı.
  7. Bir bileşiği oluşturan öğelerin nitelik ve niceliksel bakımdan durumunu gösteren, simge ve sayılardan oluşmuş yazma biçimi.
  8. (en) Formulary.
  9. (en) Prescription.
  10. (en) Recipe.
  11. (en) Printed form.
  12. (en) Equation.
  13. (en) Formula.

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  13. (en) Cubicle.
  14. (en) Cellular.
  15. (en) Cell göze.
  16. (en) Closet.
  17. (en) Cell.
  18. (en) Cellula.
  19. (en) Cabin.
  20. (en) Hole.
  21. (en) Alcove.
  22. (en) Niche.
  23. (en) Room.
  24. (en) Chamber.
  25. (en) Cooler.
  26. (en) Cubby hole.
  27. (fr) Cellule
  28. (fr) Eellule

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009