Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hesaplamak nedir, hesaplamak ne demek, hesaplamakın anlamı, ingilizcesi (hesaplamak nnd)

hesaplamak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






hesaplamak

  1. Hesap işlemini yapmak, hesap etmek.
  2. Bir şeyi, bir durumu ayrıntılı bir biçimde düşünmek, hesap etmek
    Örnek: Hasan, Zeyno ile ilgili her şeyi kafasında hesaplamış olduğu kanaatindeydi. H. E. Adıvar
  3. (en) Reckon. calculate. compute. figure out. check out. work out. cipher. count up. discount. foot. foot up. number.
  4. (en) Calculate. compute. estimate. reckon. to calculate. to compute. to reckon. to figure out. to work sth out. to take into account. to take into consideration. to plan.
  5. (en) Calculate. compute. to calculate. to weigh the advantages against the disadvantages of. to estimate. to project. to take sth into consideration. to make a calculation. to work out the figures. figure. figure out. rate. scale. take stock. tally.

hesap (nedir ne demek)

  1. Aritmetik.
  2. Matematiksel işlem.
  3. Alacaklı veya borçlu olma durumu
    Örnek: Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver. S. F. Abasıyanık
  4. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon.
  5. Oranlama, tahmin
    Örnek: Evdeki hesap çarşıya uymaz. Atasözü
  6. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
    Örnek: Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?. F. R. Atay
  7. Tutum, durum, anlayış.
  8. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.
  9. Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge.
  10. Bk. sayışım
  11. Bk. aritmetik
  12. (en) Counting. reckoning. calculation. computation. arithmetic. calculus. account. bill. count. estimate. score. settling. sum. sums.
  13. (en) Account. arithmetic. bill. calculation. calculus. check. computation. count. estimate. recital. reckoning. score. statement. tab. tally. plan.
  14. (en) Account. arithmetic. financial record. money owned or on deposit. estimate. plan. expectation. bill. calculation. calculus. computation. estimate n. estimation. genealogy. reckoning. tab.
  15. (en) account

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Accomplish. acquit oneself. architect. build. carve out. contrive. create. do. engineer. establish. execute. fashion. fulfil. fulfill. get. go over. go through. have. implement. land. make. perform. ply. practice. practise. produce. profess. put thro.
  10. (en) Build. commit. construct. cost. deliver. discharge. do. draw. fabricate. fill. found. fulfil. have. hold. make. manage. manufacture. perform. perpetrate. practise. produce. put. redeem. transact. to do. to make. to perform. to fulfil. to carry sth out. to mend. to repair. to fix onarmak. tamir etmek. to build. to construct. to erect. to found inşa etmek. to produce. to manufacture. to bring sth out üretmek. to cause yol açmak. to marry to evlendirmek. to cost. to do with. to have. to possess. to cook. to have. to draw. to deliver. to fix onarmak. to found inşa etmek. to bring sth out üretmek. to cause yol açmak. to marry to evlendirmek.
  11. (en) To make. to build. to construct. to fashion. to create. to manufacture. to produce. to prepare. to do. to buoy oneself with sth. to do sth as one's regular work or occupation. to carry out. to perform. to affect. to execute. to repair. to fix sth. to caus.
  12. (en) father
  13. (en) perpetrate
  14. (en) Put on

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük