|
hear about
-
İşitmek, duymak
-
Dinlemek, kulak vermek
-
Haber almak, mektup almak
-
Sorguya çekmek, ifadesini almak
-
Duymak, işitmek, dinlemek, kulak vermek, ifadesini almak, haber almak, mektup almak, öğrenmek, onaylamak
-
Aşağı yukarı, takriben, kadar
-
Her tarafta
-
Etrafa, etrafına
-
Ötede beride, şurada burada
-
Aksi yöne, obur tarafa
-
Sıra ile about half a kilo yarım kilo kadar about 7 o'clock saat yedi sularında Iook about etrafına bakınmak order one about iş yüklemek put the ship about gemiyi aksi yöne çevirmek, tiramola etmek Turn about is fair play Tam karşılığını yapmak hak icabıdır.
-
Edat -(e) dair, hakkında
-
Çevresine, etrafında
-
Yakında, civarında, havalisinde
-
Ötesinde berisinde, her yerinde
-
İle meşgul
-
İçin About facel , emir Geriye don I about to come gelmek üzere beat about the bush bin dereden su getirmek about-face geriye dönüş
-
Etrafına, aksi yöne, takriben, yaklaşık, hemen hemen, aşağı yukarı
-
Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık
Örnek:
Çırağın bir şeyden haberi yok. M. Ş. Esendal
-
İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi.
-
Bilgi.
-
Yüklem.
-
Bk. yüklem
-
Günün iç ve dış olayları konusunda kamuoyunu aydınlatıcı ve oluşturucu bilgiler veren kısa metin ve bu metinle ilgili görüntü gereci.
-
news
-
News. information. knowledge. report. communication. datum. gen. griff. griffin. info. item. message. word. tidings.
-
Communication. information. message. news. notice. report. steer. tidings. word. knowledge. rumor.
-
German chemist noted for the synthetic production of ammonia from the nitrogen in air.
-
İnformation. message. news. word. aviso. broadcast. communication. dope. gen. griff. hearsay. intelligence. news item. piece of views. predicate. report. tidings. wind.
-
Nachrichten, Informationen), Tagesschau
-
İnformation(S), information(s), nouvelle(s)
işitmek(nedir ne demek)
-
Kulakla algılamak, duymak
Örnek:
Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu. H. E. Adıvar
-
Haber almak.
-
Kendisine söylenilmek
Örnek:
Gayet sert bir adam olan hesap hocasından boyuna azar işitiyordu. O. C. Kaygılı
-
Hear. understand.
-
To hear. to learn of. learn.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|