|
head
-
Baş, başta olan
-
Başa ait
-
Başta olmak, birinci olmak, önde gelmek
-
Lider (başkan, reis, önder, şef) olmak
-
Dümen kırmak, yönelmek, yöneltmek
-
Baş koymak, baş yapmak
-
Başını kesmek, buda- mak (ağaç)
-
Baş olmak, başına geçmek
-
Başa koymak, başına geçirmek
-
Olgunlaşmak, yetişmek (tahıl)
-
Üstünlük sağlamak, geçmek
-
Başı çevrili olmak, başı bir tarafa doğru olmak
-
Baş bağlamak, baş vermek (lahana, turp)
-
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
Örnek:
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
-
Bir topluluğu yöneten kimse
-
Başlangıç.
-
Temel, esas
-
Arazide en yüksek nokta.
-
Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
-
Bir şeyin uçlarından biri
-
Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
-
Çıban.
-
İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi.
-
Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa.
-
Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı.
-
Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
-
Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
-
İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika.
-
Chief. head. arch. capital. central. in chief. especial. first. foremost. general. governing. grand. initial. master. premier. primal. primary. prime. principal. beginnings. head. top. knob. heading. beginning. bow. chief. coconut. costard. leader. n.
-
Chief. head. arch. capital. central. in chief. especial. first. foremost. general. governing. grand. initial. master. premier. primal. primary. prime. principal. beginnings. top. knob. heading. beginning. bow. coconut. costard. leader. n. base. cardinal. helm. kingpin. nut.
-
Beginning. bow. head. leader. leading. top. chief. crest. either of two ends. bow. glove. bulb. head. agio. exchange premium. upper end. sconce. prow. foreship. knob. fore. poll. major. boss. standard. primary. headman. header.
-
head
-
Kopf Dgr.: Yun. kephale:baş
-
tête
-
En önde olan
Örnek:
Arabacı mola verdiği zaman başta o büyük kızla büyük oğlan olmak üzere çocuklar aşağı atladı. O. C. Kaygılı
-
Özellikle.
-
Ahead. first. foremost. in the first instance. at the outset. for starters.
-
First. first of all. most of all.
-
Ahead. in front.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|