hazan ne demek?

Kökeni: Farsça

  1. Yaprak dökümü mevsimi.
  2. Bir kadın adı.
  3. Sonbahar.
  4. Güz.

    Teselliden nasibim yok hazan ağlar baharımda.

    M. A. Ersoy
  5. (en)Autumn.
  6. (en)Fall güz.
  7. (en)Sonbahar.
  8. (en)The official of a synagogue who conducts the liturgical part of the service and sings or chants the prayers intended to be performed as solos.

yaprak

  1. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler
  2. Sarma yapılan asma yaprağı.
  3. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.
  4. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak
  5. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat.
  6. Eni 50 cm, boyu 75 cm olan bayrak ölçüsü.
  7. Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça.
  8. Bir sığacın iletken, yassı metal üşekleri.
  9. Bir eksicik borusunun üst-üşeği.
  10. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (Aynıyapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir).

hazanbel

  1. Eğir kökü.

hazandide

  1. Görmüş geçirmiş.
  2. Solgun, sararmış, solmuş
  3. Güz mevsimini görmüş, yaprakları sararmış solmuş.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

hazanbelhazandidehazanehazangahhazangülhazanıhazanistanhazanlikahazannümahazanresidehazahazabhazabıhazadhazafir
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın