Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > hayvan akciğeri nedir ne demek, hayvan akciğerinin anlamı

hayvan akciğeri nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

hayvan akciğeri

hayvan (nedir)

  1. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
    Örnek: İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
  2. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
  3. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
  4. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
    Örnek: Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
  5. hayvan ne demek (en) Animal. beast. brute.
  6. hayvan ne demek (en) Animal. beast. brute. churl. pest.

akciğer (nedir)

  1. Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı.
  2. Bronşçukların son bölümü.
  3. Hava ile soluyan yüksek yapılı hayvanlarda, çift olarak bulunan solunum organı.
  4. akciğer ne demek (en) Pulmonary. pulmonic. lung. lungs. bellows.
  5. akciğer ne demek (en) Lung. pulmonary. lungs.
  6. akciğer ne demek (en) Lung.
  7. akciğer ne demek (en) Lung
  8. akciğer ne demek (fr) Poumon

lights (nedir)

  1. I., çoğ. hayvan akciğeri.
  2. I. gözler, ışıklar, hayvan akciğeri

light (nedir)

  1. F. (-ed veya -lit) konmak; üzerine düşmek; inmek (at veya arabadan). light into azarlamak. light on rastgelmek, rastlamak. light out aceleyle yola çıkmak, yola düzülmek.
  2. S., z. hafif; eksik; ehemmiyetsiz, önemsiz; ince; yüksüz, yükü hafif; az, ufak; hazmı kolay, hafif; iyi mayalanmış; gailesiz, endişesiz; çevik, ayağına tez; hafifmeşrep; kararsız; başı dönmüş, sersemlemiş; z. hafifçe, kolayca. light coin ayarı eksik sikke. light comedian hafif komedi oynayan artist. light horseman ask hafif süvari. light infantry hafif piyade. light in the head başı dönmüş, sersemlemiş; budala, ahmak; deli. light literature eğlendirici, kolay okunur hafif kitaplar. light meal hafif yemek, kolay hazmedilir yemek. light opera opera komik, operet. light sleeper uykusu hafif kimse. make light of önem vermemek. lightness i. hafiflik.
  3. I. ışık, aydınlık, ziya, nur; ışık veren şey; idrak veya akıl nuru; dünyaya ışık saçan kimse; aydınlık, pencere veya tepe camı gibi ışık veren şey; anlama; güz. san. bir resmin aydınlık kısmı; kibrit gibi yanınca ışık veren şey; gün ışığı, gündüz. light buoy den. fener dubası, fener şamandırası. light dues fener resmi. light meter ışıkölçer, fotometre. bring to light meydana çıkarmak. in a good light uygun olan şartlar altında (bir şeyi görmek ), iyimser olarak. in the light of the facts olayların gelişmesine göre. northern lights kışın kutup bölge- lerinde türlü renkte görülen ışıklar. see the light nihayet anlamak. see the light of day doğmak, dünyaya gelmek; gerçekleşmek, meydana gelmek. shed veya throw light on aydınlatmak, açıklamak. strike a light kibrit çakmak. zodiacal light batıda güneş battıktan sonra ve doğuda gü- neş doğmadan görülen üçgen şeklinde ışık.
  4. F. (-ed veya -lit) yakmak tutuşturmak; aydınlatmak, ışık vermek; neşelendirmek, canlandırmak, parlatmak; yanmak, tutuşmak, alev almak; parıldamak, ışık salmak. light up argo sigara veya pipo yakmak.
  5. F. yakmak, aydınlatmak, ışık saçmak, neşelendirmek, ışık tutmak, yanmak, aydınlanmak, ışımak, inmek, rastlamak, denk gelmek, konmak


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.007
Bunları kaçırmayın!