Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hayvan bağırsağından yapılmış tel nedir, hayvan bağırsağından yapılmış tel ne demek, hayvan bağırsağından yapılmış telin anlamı (hayvan bağırsağından yapılmış tel nnd)

hayvan bağırsağından yapılmış tel nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

hayvan

  1. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
    Örnek: İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
  2. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
  3. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
  4. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
    Örnek: Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
  5. (en) Animal. beast. brute.
  6. (en) Animal. beast. brute. churl. pest.

tel  US UK (nedir ne demek)

  1. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne.
  2. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne.
  3. İnsan saçını oluşturan ipçik
    Örnek: İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı. S. F. Abasıyanık
  4. Bu nesneden yapılmış veya bu biçimde olan.
  5. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif.
  6. Telgraf.
  7. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan,tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken.
  8. (en) Wire. wiry. wire. string. fiber. fibre. chord. thread.
  9. (en) Chord. cord. fibre. flex. kink. slack. staple. strand. string. thread. wire. fiber. single thread or hair. telegram.
  10. (en) Wire. filament. strand. string. thread. fiber. screening. screen cloth. mesh used for window and door screens. window screen. door screen. cord. telegram. feather. yarn. filar. film. file. chord. hairwire. cable. catgut. textile. telegraph. sleeve. fibre.
  11. (en) Trans Europe Line. 44 1425-471753.
  12. (en) Telephone. 905-773-4054. 2524-8176. or TEL. 998-8880 351-2130 fax: 351-2137.
  13. (en) filament
  14. (al) Leuchtdraht
  15. (fr) filament
  16. Telegram, telegraph, telephone.

duygu (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılama, his.
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    Örnek: Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
  3. Önsezi
    Örnek: Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır. A. Gündüz
  4. Ahlaki, estetik vb. şeyleri değerlendirme, onlara bağlanma yeteneği.
  5. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    Örnek: Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı. P. Safa
  6. Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
  7. Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
  8. (en) Feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.
  9. (en) Emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.
  10. (en) Feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.
  11. (en) sentiment

hareket(nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. Bk. devim
  12. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  13. 1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
  14. (en) Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
  15. (en) Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
  16. (en) Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
  17. (en) movement
  18. (en) movemnt
  19. (en) Locomotion, action
  20. (fr) motion
  21. (fr) mouevment

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük