Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hayat kadını nedir, hayat kadını ne demek (hayat kadını nnd)

hayat kadını nedir, hayat kadını ne demek?

hayat kadını

  1. Para karşılığında erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadın, fahişe, orospu.
  2. (en) Prostitute.

hayat (nedir ne demek)

  1. Canlı, sağ olma durumu.
  2. Yaşam
    Örnek: Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım. H. F. Ozansoy
  3. Biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı.
  4. Durum
    Örnek: Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı. R. N. Güntekin
  5. Geçim şartlarının bütünü
    Örnek: Hayatımı yazılarımla kazanırım. H. E. Adıvar
  6. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
  7. Yazgı.
  8. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
  9. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa.
  10. Avlu.
  11. Balkon.
  12. Sundurma.
  13. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı.
  14. Bk. yaşam
  15. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. Canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiğihayatî olaylar.
  16. Yaşam, dirim.
  17. Canlılarda, doğumdan ölüme kadar geçen süre
  18. Yaşama, yaşayış.
  19. (en) Life.
  20. (en) Living.
  21. (en) Vita.
  22. (en) Existence.
  23. (en) Experience.
  24. (en) Heart's-Blood.
  25. (en) Race.
  26. (fr) Vie
  27. (la) Vita:Hayat

yaşam (nedir ne demek)

  1. Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat
    Örnek: Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı. H. Taner
  2. Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre.time
  3. Cansız özdekten de, tinsel varlıktan da ayrı olarak canlıların (organizmaların) varlık biçimi ve varlık alanı; canlıların temel özelliği. Belirtileri: kendi kendine devinim, beslenme, çoğalma, üreme, etki ve tepki gösterme. Ancak, canlı ile cansız arasındaki kesin sınırı göstermek için henüz bilimsel araçlar tam yeterli değil. Örneğin, virüslerin en aşağı basamaktaki canlı varlıklar mı, yoksa kimyasal bir özdek mi olduğu henüz araştırma konusu; günümüzde canlı sorunu Aristoteles'in entelekheia kavramı ile ya da dirimsel etken (dirimselcilik) aracılığı ile çözülmeye uğraşılıyor. 2- Ölümün karşıtı: Varlıkların doğuşlarından ölümlerine dek uzanan her türden (özellikle beslenme, çoğalma) olayların bütünü. 3- (Fizikötesi bir ilke olarak:) a. Tini, düşünceyi de içine alan tümüyle doğal varlıklar, b. Doğa ve tin ilkesi olarak, her ikisinin kökü. c. Doğaya da egemen olan tinsel güç ya da doğayı da yaratan tanrısal güç olarak evrensel dirimlilik ilkesi. 4- Özel olarak insan yaşayışı için de kullanılan terim: a. Belli bir zaman sınırı içinde yaşanmış olan bedensel, ruhsal, tinsel olayların birliği, b. Biçim kazanmış yaşantıların tümü. c. Değerleri gerçekleştiren, insanın varoluşuna anlam veren ilke. d. İnsanın tinsel, tarihsel eylemlerinin tümü (Dilthey'de).
  4. Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.
  5. (en) Experience.
  6. (en) Animation.
  7. (en) Life.
  8. (en) Lifetime.
  9. (en) Living.
  10. (en) Vita.
  11. (en) Being.
  12. (en) Days.
  13. (en) Existence.
  14. (al) Lebensdauer
  15. (fr) Vie
  16. (fr) Durée de vie
  17. (la) Vita

kadı (nedir ne demek)

  1. Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları
    Örnek: Mahkeme kadıya mülk değildir. Atasözü
  2. Osmanlılarda şerîat mahkemelerinin başında bulunan, aynı zamanda görev yeri ve çevresindeki düzenle ilgili yönetim ve denetim yetkileri bulunan yargıç.
  3. (en) Cadi, kadi, Muslim judge.

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  7. 1,4 durumunu gösteren ön ek.
  8. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
  9. Yan.
  10. Yanında.Dgr.: anat. para
  11. (en) Capital.
  12. (en) Drain.
  13. (en) Fund.
  14. (en) Leeway.
  15. (en) Obverse.
  16. (en) Take.
  17. (en) Prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification.
  18. (en) Prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  19. (en) Piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent.
  20. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  21. (en) Gelt.
  22. (en) İnvestment.
  23. (en) The necessary.
  24. (en) Net personality.
  25. (en) Ortho-, and Meta-.
  26. (en) Commodity money.
  27. (en) Dibs.
  28. (en) Dimes.
  29. (en) Face value.
  30. (en) Geets.
  31. (en) Having resemblance to certain features.
  32. (en) Prefix, beside, near.
  33. (en) Far from, away, out, different from.
  34. (en) Prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  35. (en) Variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name.
  36. (en) Woman who has been delivered of a viable fetus.
  37. (en) Paragraph.
  38. (en) Paraplegic.
  39. (en) The number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'.
  40. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  41. (en) Beside/Next to.
  42. (en) Cash.
  43. (en) Monetary.
  44. (en) Pecuniary.
  45. (en) Coffers.
  46. (en) Money.
  47. (en) Para-.
  48. (en) Para.
  49. (en) Shekels.
  50. (en) Currency.
  51. (en) Shiners.
  52. (en) Coin.
  53. (en) Boodle.
  54. (en) Brass.
  55. (en) Bread.
  56. (en) Chink.
  57. (en) Chip.
  58. (en) Dough.
  59. (en) Ducat.
  60. (en) Dust.
  61. (en) Funds.
  62. (en) Green.
  63. (en) Jack.
  64. (en) Kale.
  65. (en) Lolly.
  66. (en) Lucre.
  67. (en) Filthy lucre.
  68. (en) Means.
  69. (en) Purse.
  70. (en) Rock.
  71. (en) Sugar.
  72. (en) Wherewithal.
  73. (en) Wealth.
  74. (en) Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  75. (en) Pocket.
  76. (en) To be pushed.
  77. (en) Rhino.
  78. (en) Riches.
  79. (en) Roll.
  80. (en) Spendol.
  81. (en) 100 para equal 1 dinar.
  82. (en) Soldier in the paratroops.
  83. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows.
  84. (en) Port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  85. (al) Para
  86. (fr) Para
  87. Yakın
  88. Ötesinde
  89. İkinci derecede
  90. Benzer.
  91. Paraşütçü asker, paragraf

karşılığında (nedir ne demek)

  1. (en) [karşılık] equivalent, provisions, return, wages, answer, reply, payoff, consideration, counter, counterbalance, counterpart, offset, payment, provision, quid pro quo, quittance, reciprocation, recompense, remuneration, repayment, requital, response, reward.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010