Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hayal kırıklığına uğramak nedir, hayal kırıklığına uğramak ne demek (hayal kırıklığına uğramak nnd)

hayal kırıklığına uğramak nedir, hayal kırıklığına uğramak ne demek?

hayal kırıklığına uğramak

  1. Çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmemesinden üzüntü duymak: “Bir hafta sonra sargıları açıp eserini incelediğinde hayal kırıklığına uğradı.” -İ. O. Anar.
  2. (en) Be disappointed.

hayal (nedir ne demek)

  1. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya
    Örnek: Mustafa Kemal hayallerin değil, hakikatlerin adamı idi. F. R. Atay
  2. Belli belirsiz görülen şey, gölge.
  3. Görüntü.
  4. İmge.
  5. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun
    Örnek: Hayal, yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış. A. Ş. Hisar
  6. Bk. görüntü, resim
  7. Bk. düşlem
  8. Bk. gölge
  9. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey.
  10. Gölge.
  11. Bk. görüntü
  12. (en) [hayal (m) ] beech grove.
  13. (en) Pink elephant.
  14. (en) İmagination.
  15. (en) Reflection.
  16. (en) Day dream.
  17. (en) Vision.
  18. (en) Fantasy.
  19. (en) Fancy.
  20. (en) Castles in spain.
  21. (en) Castles in the air.
  22. (en) Bubble.
  23. (en) Delusion.
  24. (en) Dream.
  25. (en) İllusion.
  26. (en) İllusiveness.
  27. (en) Phantasy.
  28. (en) Pipe dream.
  29. (en) Reverie.
  30. (en) Shadow.
  31. (en) Simulacrum.
  32. (en) Specter.
  33. (en) Spectre.
  34. (en) Waking dream.
  35. (en) Daydream.
  36. (en) İmage.
  37. (en) Romance.
  38. (en) Phantom.
  39. (en) İdea.
  40. (en) İmagined thing.
  41. (en) Ghost.

uğramak (nedir ne demek)

  1. Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    Örnek: Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    Örnek: Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim. H. Taner
  3. Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    Örnek: Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar. M. Ş. Esendal
  4. Kötü duruma konu olmak
    Örnek: Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir. Atatürk
  5. Yaklaşmak
  6. Karşılaşmak, maruz kalmak
  7. Cin, peri çarpmak.
  8. (en) Stop by.
  9. (en) Visit.
  10. (en) Call on.
  11. (en) Call upon.
  12. (en) Come by.
  13. (en) Drop in.
  14. (en) Drop in on.
  15. (en) Put in an appearance.
  16. (en) Experience.
  17. (en) Fall into.
  18. (en) Meet.
  19. (en) Receive.
  20. (en) Undergo.
  21. (en) Call at.
  22. (en) Come over.
  23. (en) Come round.
  24. (en) Drop around.
  25. (en) İncur.
  26. (en) Look up.
  27. (en) Run against.
  28. (en) Run in.
  29. (en) Stop in.
  30. (en) Sustain.
  31. (en) Call.
  32. (en) To stop by in passing.
  33. (en) To meet with.
  34. (en) Sufer.
  35. (en) To call by/on.
  36. (en) To drop in on.
  37. (en) To drop by.
  38. (en) To stop by.
  39. (en) To stop round.
  40. (en) To call.
  41. (en) To pop in.
  42. (en) To come over.
  43. (en) To come round.
  44. (en) To stop off.
  45. (en) To experience.
  46. (en) To suffer.
  47. (en) To undergo.
  48. (en) Call in.
  49. (en) Encounter.
  50. (en) To pay a flying visit.
  51. (en) Pop in.
  52. (en) Stop off.
  53. (en) Take.
  54. (en) Touch at.
  55. (en) To pay a visit.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

umulan (nedir ne demek)

  1. (en) İnevitable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013