Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > havuz balığı nedir, havuz balığı ne demek, havuz balığının anlamı, ingilizcesi (havuz balığı nnd)

havuz balığı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








havuz balığı

  1. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, yeşil renkli, asıl yurdu Çin olan, akvaryumlarda da yetiştirilen bir tür. Altın balık.
  2. Bk. altınbalık.
  3. (en) Goldfish.
  4. (en) Goldfish
  5. (fr) Carassin doré
  6. (la) Carassius auratus

altınbalık (nedir)

  1. Sazangiller familyasından olup, çeşitli solucanlara arakonakçılık eden balık türü; havuz balığı, kırmızı balık, kırmızı havuz balığı. Sivrisinek kurtçuklarını yediği için bir bakıma yararlıdır.
  2. (en) Goldfish
  3. (al) Goldfisch
  4. (fr) Poisson rouge
  5. (la) Carassius auratus

havuz (nedir)

  1. Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton vb. şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
    Örnek: Asıl binanın iki yanındaki kuru havuzlara ve havuzların hemen yanı başındaki kameriyelere doğru daha seyrek, daha bol çiçekli bitkiler yayılıyor. A. İlhan
  2. Kum, asit vb. konulan çukur yer.
  3. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer.
  4. (en) Pool. pond. basin. piscina. piscine.
  5. (en) Basin. bath. pond. pool. baths. dock. coal cutters. rock.
  6. (en) Pool. repository. pond. tank. artificial basin or pool. dry dock. cistern. reservoir. lock. sink. water-hole. lake. basin. port construction site.

kemikli balıklar (nedir)

  1. Balıklar sınıfından, iskeletleri kıkırdak durumunda kalmayıp kemikleşmiş olan balıklar takımı.
  2. (Yun. teleos: tükel; oston: kemik) Balıkların (Pisces), tükel ağızlılar (Teleostomi) alt sınıfından, iskeletleri tüm olarak kemikleşmiş, ktenoyit ya da sikloyit tipte pulları olan, bazen kemik plâklarla örtülü, her iki yanlarında dörder solungaç bulunan, kuyruk yüzgeçleri homoserk olan bir takım.
  3. (en) Bony fishes
  4. (al) Knochenfische
  5. (fr) Téléostéens
  6. (la) Teleostei

kemikli (nedir)

  1. Kemiği olan veya çok kemiği olan.
  2. Kemikleri iyi gelişmiş.
  3. Çok zayıf, sıska
    Örnek: Uzun ve kemikli yüzler sanki keder için yaratılmış. R. H. Karay
  4. (en) Bony.
  5. (en) Bony. having bones. large boned. craggy. osseous.

kemik (nedir)

  1. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
    Örnek: Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı. P. Safa
  2. Bu sert organdan yapılmış.
  3. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsikemik ve sertkemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi.
  4. (en) Bone. osseous. osteoid. bone. osteo-.
  5. (en) Bone.
  6. (en) Bone
  7. (fr) Os

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)