Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hava emme sistemi nedir, hava emme sistemi ne demek (hava emme sistemi nnd)

hava emme sistemi nedir, hava emme sistemi ne demek?

hava emme sistemi

  1. yakıtın yanması için gerekli olan havayı temin eden sisteme hava emme sistemi denir.

hava (nedir ne demek)

  1. Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  2. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
    Örnek: Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
  3. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
  4. Gökyüzü.
  5. Çevreyi kuşatan boşluk.
  6. Esinti.
  7. Müzik parçalarında tür
    Örnek: Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
  8. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
  9. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  10. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  11. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  12. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
  13. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
  14. (Heva) Hava. Dünyayı çeviren atmosfer. Cevv. Yer ile gök arası.
  15. Hali olmak, boş olmak.
  16. (en) Air.
  17. (en) Aerial.
  18. (en) Atmospheric.
  19. (en) Airs.
  20. (en) Shades.
  21. (en) Weather.
  22. (en) Climate.
  23. (en) Wind.
  24. (en) Ambiance.
  25. (en) Ambience.
  26. (en) Aroma.
  27. (en) Atmosphere.
  28. (en) Aura.
  29. (en) Flavor.
  30. (en) Flavour.
  31. (en) Mood.
  32. (en) Ostentation.
  33. (en) Showing-off.
  34. (en) Side.
  35. (en) Splash.
  36. (en) Splurge.
  37. (en) Strain.
  38. (en) Swank.
  39. (en) Vanity.
  40. (en) Aero-.
  41. (en) Airborne.
  42. (en) Bubble.
  43. (en) Flourish.
  44. (en) Tone.
  45. (en) Tune.
  46. (en) The sky.
  47. (en) Breeze.
  48. (en) Melody.
  49. (en) Nothing.
  50. (en) Affectation.
  51. (en) Exhale.
  52. (al) Atmosphäre
  53. (al) Luft
  54. (fr) Atmosphère, ambiance
  55. (fr) Ambiance
  56. (fr) Air

emme (nedir ne demek)

  1. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
  2. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi.
  3. Soğurma.
  4. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi.
  5. Ama.
  6. Emmek işi.
  7. Görüntünün renklerine göre hazırlanmış kalıpların, üzerlerindeki kabartmanın derinliğiyle orantılı olarak boyalarıemmesine, emilmiş boyanın, kalıplardan çıplak filme aktarılmasına dayanan renkli film basımında, özellikle Technicolor'da uygulanan bir işlem.
  8. Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. Absorpsiyon.
  9. Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi.
  10. Kısm(
  11. (en) İmbition (printing).
  12. (en) Absorption.
  13. (en) Admission, in take.
  14. (en) Suction.
  15. (en) Adsorption.
  16. (en) Sucking.
  17. (en) Suck.
  18. (en) Aspiration.
  19. (en) Soak.
  20. (en) Sorption.
  21. (en) Vacuum.
  22. (en) İmbibition.
  23. (en) Occlusion.
  24. (en) İntake.
  25. (en) Absortion.
  26. (en) Soakage.
  27. (en) Absorbed.
  28. (al) Ansaugung
  29. (fr) İmbition
  30. (fr) Absorption
  31. (fr) Admission, aspiration
  32. (la) Absorbere:emmek

sistem (nedir ne demek)

  1. Dizge.
  2. Düzen.
  3. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni
    Örnek: Servet, nasıl kazanılmış olursa olsun, onun kontrolüne girecek rejim ve sistem memleketi mahvedecektir. H. E. Adıvar
  4. Yol, yöntem.
  5. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.
  6. Model, tip
    Örnek: ... son sistem, pırıl pırıl bir rotatif almışlar. Y. Z. Ortaç
  7. Bk. dizge
  8. Belirli bir işlevi yerine getiren ve aralarında belirli düzen içinde etkileşimler bulunan ögeler topluluğu.
  9. Üzerinde inceleme yapılan belirli sınırlarla çevrilmiş olan evrenin bir parçası.
  10. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup.
  11. Fr. Bir bütün meydana getirecek şekilde, karşılıklı olarak birbirine bağlı unsurların hepsi.
  12. (en) System.
  13. (en) Syst.
  14. (en) The system.
  15. (en) Regulation.
  16. (en) Regime.
  17. (en) Framework.
  18. (en) Graticule.
  19. (en) Grid.
  20. (en) Gridiron.
  21. (en) Method.
  22. (en) Tract.
  23. (en) Fabric.
  24. (en) System now obtaining.
  25. (en) System Dgr.: anat.
  26. (en) Systema.
  27. (fr) Syst

dizge (nedir ne demek)

  1. Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem.
  2. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, sistem.
  3. Bir müzikal eserin belirli bir çalgı ile ve bu çalgı üzerindeki hangi tel ve perdelere basılarak çalınacağını, nota yerine çeşitli rakam, harf ve işaretlerle gösteren sistem.
  4. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.
  5. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.
  6. (en) System sistem.
  7. (en) System.
  8. (en) Tablature.
  9. (al) System
  10. (fr) Système

yakıt (nedir ne demek)

  1. Odun, kömür, doğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, yakacak, mahrukat.
  2. Yandığı zaman ısı veren özdek.
  3. Nötronların zincir tepkimesi kaynağı olan ışınetkin özdek.
  4. Isı elde etmekte kullanılan madde.
  5. Bk. yakıt
  6. (en) Fuel (for heating.
  7. (en) Combustible.
  8. (en) Fuel oil.
  9. (en) Dead weight tonnage.
  10. (en) Tons deadweight.
  11. (en) Fuel.
  12. (al) Kraftstoff
  13. (al) Brennstoff

yanma (nedir ne demek)

  1. Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.
  2. Yanmak işi
  3. Bir filmin herhangi bir nedenden alev alması.
  4. Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi ya da bir bileşik, atom ya da iyondan elektron kaybı. Oksidasyon.
  5. Bir yakıtın oksijenle kimyasal tepkime yaparak ısı açığa çıkarması olayı.
  6. --iişi--, ses ve ışık vererek ya da yayayarak oluşan, hızlı yükseltgenme tepkimesi.
  7. Otlarda kızışma.
  8. (en) İnflammation (of film).
  9. (en) Burning.
  10. (en) Oxidation.
  11. (en) Swelter.
  12. (en) Fire.
  13. (en) Burn.
  14. (en) Tanning.
  15. (en) Burnout.
  16. (en) Combustion.
  17. (en) Fermentation.
  18. (en) İgnition.
  19. (en) Gleam.
  20. (en) Kindling.
  21. (en) Combustion process.
  22. (en) Fusing.
  23. (en) Combustibility.
  24. (en) Blowout.
  25. (en) İnflammation.
  26. (en) İnflammability.
  27. (al) Verbrennung
  28. (fr) İnflammation (de la pellicule, du film)
  29. (fr) Oxidation
  30. (fr) Combustion
  31. (la) Combustia:yanma

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.018