Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hat nedir, hat ne demek (hat nnd)

hat nedir, hat ne demek?

hat   US UK

  1. Çizgi.
  2. Yazı.
  3. Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.
  4. Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi
    Örnek: Bir kablodan muhtelif hatlar çıkar. S. F. Abasıyanık
  5. Telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişim sağlayan yol, kanal.
  6. Sınır
    Örnek: Dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi. A. Gündüz
  7. Yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık
    Örnek: Yüz hatları bütün bu rivayetleri doğruluyor. H. Taner
  8. Vücut biçimi.
  9. Bk. yazı
  10. Çizgi
  11. Bk. çizgi
  12. (en) As it pertains to the Headline puzzle, one of the two words necessary to create the mixed alphabet The hat is used to create a sequence of numbers which is then used to number the columns of a matrix containing the letters of the alphabet The columns are transposed according to their assigned numbers from the sequence The resulting alphabet consisting of the transposed columns is called the mixed alphabet.
  13. (en) On a train, a locomotive engineer and a conductor each wears a different kind of hat You will notice that various jobs in the society are designated by different hats From this we get the word hat as a slang term meaning one's specialized duties This is one's hat.
  14. (en) The portion of a detachable brake disc that comes in contact with the wheel hub.
  15. (en) Job, the duties of a post.
  16. (en) Same as Caret.
  17. (en) Standing in the doorway.
  18. (en) Scientology slang term for a particular job, taken from the fact that in many professions, such as railroading, the type of hat worn is the badge of the job The term hat is also used to describe the write-ups, checksheets and packs that outline the purposes, know-how and duties of a job in a Scientology organization.
  19. (en) The enzyme responsible for the acetylation of lysine residues on histone tails.
  20. (en) Has , hath , haveth.
  21. (en) Line.
  22. (en) Stroke.
  23. (en) Sing.
  24. (en) Pres.
  25. (en) Of Hote to be called.
  26. (en) Cap or hat worn by officers or enlisted men when full-dress uniform, or dress uniform, is not worn.
  27. (en) An informal term for a person's role; 'he took off his politician's hat and talked frankly' headdress that protects the head from bad weather; has shaped crown and usually a brim put on or wear a hat; 'He was unsuitably hatted' furnish with a hat.
  28. (en) Handwriting.
  29. (en) Calligraphy.
  30. (en) Railway.
  31. (en) Trackway.
  32. (en) Railway track.
  33. (en) Lettering.
  34. (en) Letters.
  35. (en) Route.
  36. (en) Verge.
  37. (en) Headdress that protects the head from bad weather; has shaped crown and usually a brim.
  38. (en) An informal term for a person's role; 'he took off his politician's hat and talked frankly'.
  39. (en) Put on or wear a hat; 'He was unsuitably hatted'.
  40. (en) Furnish with a hat.
  41. (en) Slang: High hat cymbals Submitted by Karl Kuenning RFL from Roadie Net.
  42. (en) Height above touchdown.
  43. ), (f.) şapka
  44. Kardinalin şapkası
  45. Kardinallik rütbesi
  46. Şapka giydirmek
  47. Şapka

yazı (nedir ne demek)

  1. Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi.
  2. Alfabe.
  3. Harfleri yazma biçimi.
  4. Herhangi bir harf düzeninde biçim ve sanat bakımından özellik gösteren tür.
  5. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü
  6. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale
    Örnek: İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum. F. R. Atay
  7. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
  8. Yazgı.
  9. Düz yer, ova, kır.
  10. Seslerin harflerle, hecelerle veya resimlerle gösterilmesi.
  11. Üzerinde görüş birliği sağlanmış her sese karşılık gelen sembol ve işaretlerin sistemli bir şekilde dizilerek kalıcı zemin üzerine oluşturulduğu iletişim aracı.
  12. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşityazıyı anlatır terim.
  13. Bk. arayazı
  14. (en) Title, caption.
  15. (en) Paper.
  16. (en) Tail.
  17. (en) Calligraphy.
  18. (en) Handwriting.
  19. (en) Clerical.
  20. (en) Writing, script.
  21. (en) Scriptural.
  22. (en) Writing.
  23. (en) Article.
  24. (en) Contribution.
  25. (en) İnscription.
  26. (en) Lettering.
  27. (en) Scripture.
  28. (en) Fate.
  29. (en) Destiny.
  30. (en) Face.
  31. (al) Titel, Einblendtitel, Insert, Schriftinsert, Titelinsert
  32. (fr) Titre, carton
  33. (fr) Écriture

çizgi (nedir ne demek)

  1. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
    Örnek: Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    Örnek: Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat
  3. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.
  4. Temel
    Örnek: Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım. A. İlhan
  5. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.
  6. Bk. satır
  7. Bk. damar
  8. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (Genellikle kireçli su ile çizilir.)
  9. (en) Stripe.
  10. (en) Streak.
  11. (en) Stroke.
  12. (en) Dash.
  13. (en) Line.
  14. (en) Ruling.
  15. (en) Scratch.
  16. (en) Mark.
  17. (en) Drawing.
  18. (en) Furrow.
  19. (en) Grain.
  20. (en) Groove.
  21. (en) Score.
  22. (en) Stria.
  23. (en) Wale.
  24. (en) Wheal.
  25. (en) Scar.
  26. (en) Stave.
  27. (en) Ridge.
  28. (en) Marking gauge.
  29. (en) Marking awl.
  30. (en) Asymptote.
  31. (en) Hack.
  32. (en) Figure.
  33. (en) Drill.
  34. (en) Linear.
  35. (en) Reglet.
  36. (en) Drawing point.
  37. (en) Scribe block.
  38. (en) Scribe compass.
  39. (en) Scribe awl.
  40. (en) Cutting rule.
  41. (en) Scriber.
  42. (en) Strok.

yaz (nedir ne demek)

  1. Kuzey yarım kürede 21 Haziran-23 Eylül tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
    Örnek: Çok sıcak bir yaz gecesiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Kuzey yarımyuvarında yılın 21 haziranla 23 eylül günleri arasında kalan bölümünü kapsayan iki ana mevsimden biri.
  3. (en) Aestival.
  4. (en) Summertime.
  5. (en) Summer.
  6. (fr) Été

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011