|
hatır belası
-
Birini duyulan sevgi ve saygı dolayısıyla.
-
Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd.
-
Gönül, kalp.
-
Birine karşı duyulan saygı, sevgi.
-
Durum, keyif, hâl.
-
Sake. respect.
-
Memory. sake. influence. consideration. weight. mind. one's feelings.
-
Sake. memory. mind. one's feelings. one's sensitivities. influence. consideration. weight.
-
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum.
-
Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
Örnek:
Hayatta dipdiri yanmak belasından da kurtulmuştum. Y. K. Beyatlı
-
Hak edilen ceza.
-
calamity.
-
Bugger. evil. hassle. mess. scourge. scrape. tartar. trouble. calamity. misfortune. nuisance. plague. pest.
-
Trouble. misfortune. calamity. evil. aggro. cancer. curse. damnation. deep trouble. disaster. firework. fuck up. hot water. plague. predicament. scourge.
-
İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
Örnek:
Sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki. H. Taner
-
1- (Genel olarak) Hoşa giden bir şeye eğilim; tutkuya dek varabilen bir ruh durumu. Türlü biçimleri: a. Karşı cinse karşı duyulansevgi. b. Çocuğa karşı duyulansevgi. c. Bir nedene dayandırılamayan duygudaşlık (sympathie), d. Uzun süre içinde oluşup gelişen kişisel gönül dostluğu, e. Doğaya vb. lerine duyulansevgi. 2- (Felsefede) Eski Yunan felsefesindesevgi evrende birleştirici ilkedir (Empedokies), Platon'da güzele duyulansevgi (Eros) ideaların bilgisine götüren yoldur. Hıristiyanlıkta: yardım elini uzatma anlamındakisevgi (Caritas) ve hastalara, acı çekenlere, yoksullara duyulansevgi (agape), yakınsevgisi, giderek hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilensevgi (insanlıksevgisi) ve Tanrısevgisi; çağımızda Max Scheler'in felsefesindesevgi temel kavramlardan biridir; Scheler'in baş sorunu olan kişiliğin asıl özüsevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan dasevgidir; kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil, dünyaya ve insanlarasevgi ile yönelen kişi, yine böyle kendisi gibi sevebilen kişilerle kendini bir-duyan kişi değer taşır.
-
Bir şeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.
-
Affections. love. affection. sympathies. compassion. attachment. dearness. fondness. sympathy. piety.
-
Fondness. affection. endearment. love. predilection.
-
Love. affection. amity. attachment. endearment. fancy.
-
love
-
amour
-
Amor, caritas
-
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram
Örnek:
İnsanlara saygıyı yitirdin mi yandın bittin, on paralık oldun demektir. Y. Kemal
-
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.
-
Bir kişiye, bir düşünüşe, bir eyleme, bir başarıya yüksek değer vermekten doğan özel bir duygu, // Özellikle ahlâk değerlerine karşı duyulur. Ahlâk felsefesinde Kant'la önem kazanmıştır. Kant ahlâkın temelini ahlâk yasasınasaygıda bulur.
-
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye veya bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
-
Respect. regard. consideration. esteem. obeisance. compliment. deference. estimation. homage. piety. veneration.
-
Consideration. esteem. homage. honour. regard. respect. consideration hürmet. ihtiram. thoughtfulness.
-
Respect. esteem. consideration. courtesy. deference. duty. estimation. golden opinion. regard. reverence. veneration.
-
respect
-
respect
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|