|
hastane
-
Hastaların yatırılarak tedavi edildikleri sağlık kurumu.
-
Butcher shop. hospital. infirmary.
-
Hospital. infirmary.
-
Hospital. chapel. chaplain. infirmary.
-
İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma
Örnek:
Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.
-
Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi.
-
Cure. treatment. therapy. remedy. healer. handling.
-
Cure. treatment. therapy. therapeutics.
-
Treatment, therapy
-
Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.
-
Vücudun iyi veya kötü olması durumu.
-
Sağ, canlı, diri olma durumu
Örnek:
Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler. M. Ş. Esendal
-
salık.
-
Güvenilir, inanılır olma durumu.
-
Hasta olmama durumu, esenlik.
-
Health. sanitary. sanitarian. curative. hygienic. health. soundness. well-being. sense of well-being. welfare. fitness.
-
Health. sanitary. sanitarian. curative. hygienic. soundness. well-being. sense of well-being. welfare. fitness.
-
Good health. condition. fitness. physical health. weal. welfare.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|