hasta küçük bir oğlana ne verebiliriz ne demek?
What can we give a sick little boy.
hasta
- Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız
- Aşırı düşkün, tutkun.
- Parasız, züğürt.
- Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
- Sayrı
Sick.
Unwell.
Invalid.
Ailing.
In bad health.
hasta bakıcı
- Hekimin tedavi ile ilgili buyruklarını yerine getirip hastaya bakan, hemşirelere yardım eden kimse
küçük
- Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
- Yaşı daha az olan
- Niceliği az olan
- Niteliği aşağı olan, bayağı.
- Geri aşamada.
- Değersiz, önemsiz
- Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
- Kısık, parlak olmayan(ses)
Small.
Little.
bir
- Sayıların ilki.
- Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
- Bu sayı kadar olan.
- Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
- Tek.
- Beraber.
- Eş, aynı, bir boyda.
- Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
- Kuyu. (Osmanlıca'da yazılışı: bi'r)
- Yıldırım. Bulutdan buluta veya bulutdan yere elektrik boşanması.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
hastahasta bakıcıhasta bakıcılıkhasta başında yapılanhasta diyetihasta dosyasıhasta etmekhasta gibihasta gibi hissetmekhasta görünenhasthashas a bee in his bonnethas a belly fullhas a big mouthhas a bone to pick withküçükküçük abdestküçük adküçük adamküçük agaçküçük ağaçkakanküçük ağızlıkküçük ahenk kaidesiküçük ahırbeyiküçük aileküçücükküçücük ama çok etkili şeyküçücük kalmış parçaküçücük şeyküçücüklük
