Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > hasta bakıcı nedir ne demek, hasta bakıcının anlamı

hasta bakıcı nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

hasta bakıcı

  1. Hekimin tedavi ile ilgili buyruklarını yerine getirip hastaya bakan, hemşirelere yardım eden kimse
    Örnek: Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar. M. Ş. Esendal

hasta (nedir)

  1. Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız
    Örnek: Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. Y. K. Beyatlı
  2. Aşırı düşkün, tutkun.
  3. Parasız, züğürt.
  4. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
  5. hasta ne demek (en) Sick. ill. unwell. invalid. ailing. in bad health. diseased. fanatic. fanatical. poorly. unsound. valetudinarian. valetudinary. weakly. under the weather. patient. client. buff. case. fan. invalid. sufferer. valetudinarian. (sadece ingilizce sonuçlar)
  6. hasta ne demek (en) Sick. ill. unwell. invalid. ailing. in bad health. diseased. fanatic. fanatical. poorly. unsound. valetudinarian. valetudinary. weakly. under the weather. patient. client. buff. case. fan. sufferer. crazy. freak. hooked. indisposed. into. keen. lover. mad. nut. peculiar. potty. punk. upset.
  7. hasta ne demek (en) Ill. invalid. sick. sick person. patient. excessively fond of. ail. ailing. diseased. poorly. under the wheater. unwell. wan.

bakıcı (nedir)

  1. Bakma işiyle görevlendirilen kimse
    Örnek: Ustanın anası yatalak oldu, yanına başka bir bakıcı kocakarı tuttum. A. Gündüz
  2. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse.
  3. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
  4. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse
    Örnek: Anlaşılıyor, alıcı değil, bakıcısın. Alıcı suratı yok sende pek. H. Taner
  5. Koruyucu.
  6. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse.
  7. Falcı
  8. bakıcı ne demek (en) Attendant. nurse. keeper. caretaker. care-taker. watcher. companion. companionway. dry nurse. nursemaid. tender.
  9. bakıcı ne demek (en) Attendant. keeper. guard. nurse. fortune teller falcı.
  10. bakıcı ne demek (en) Attendant. nurse. fortune teller. examiner. supervisor. surveillant. overlooker. guardian. caretaker. handler. minder.

tedavi (nedir)

  1. İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma
    Örnek: Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.
  3. tedavi ne demek (en) Cure. treatment. therapy. remedy. healer. handling.
  4. tedavi ne demek (en) Cure. treatment. therapy. therapeutics.

ilgili (nedir)

  1. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
    Örnek: Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı
  2. Alâkadar.
  3. ilgili ne demek (en) Related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.
  4. ilgili ne demek (en) Concerned. connected. hot. interested. involved. of. pertinent. related. interested. relevant. connected. concerning. regarding.
  5. ilgili ne demek (en) Concerned. relevant. interested in. concerned with. involving. involved. relative to.


BİS
Başında, içinde, sonunda "hasta bakıcı" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.014
Bunları kaçırmayın!