Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > hasta başında yapılan nedir ne demek, hasta başında yapılanın anlamı

hasta başında yapılan nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

hasta başında yapılan

hasta (nedir)

  1. Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız
    Örnek: Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. Y. K. Beyatlı
  2. Aşırı düşkün, tutkun.
  3. Parasız, züğürt.
  4. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
  5. hasta ne demek (en) Sick. ill. unwell. invalid. ailing. in bad health. diseased. fanatic. fanatical. poorly. unsound. valetudinarian. valetudinary. weakly. under the weather. patient. client. buff. case. fan. invalid. sufferer. valetudinarian.
  6. hasta ne demek (en) Sick. ill. unwell. invalid. ailing. in bad health. diseased. fanatic. fanatical. poorly. unsound. valetudinarian. valetudinary. weakly. under the weather. patient. client. buff. case. fan. sufferer. crazy. freak. hooked. indisposed. into. keen. lover. mad. nut. peculiar. potty. punk. upset.
  7. hasta ne demek (en) Ill. invalid. sick. sick person. patient. excessively fond of. ail. ailing. diseased. poorly. under the wheater. unwell. wan.

başında (nedir)

  1. Bir şeyin sırada önde olanı, önde geleni
    Örnek: Öldürücü illetlerin başında kalp hastalıklarının geldiği malum. P. Safa
  2. başında ne demek (en) . at. near. around. on his hands.

clinical (nedir)

  1. (s). klinik ile ilgili; duygulardan arınmış bilimsel, nesnel. clinical thermometer derece. clinically (z). klinik ile ilgili olarak.
  2. S. klinikle ilgili, klinik, hasta başında yapılan; objektif, tarafsız

bozuk (nedir)

  1. Bozulmuş olan
    Örnek: Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. T. Buğra
  2. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)
    Örnek: Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. R. N. Güntekin
  3. Madenî para
    Örnek: Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver! M. Ş. Esendal
  4. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık
  5. Kızgın, sıkıntılı
  6. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.
  7. bozuk ne demek (en) Broken. broken down. out-of-action. damaged. disordered. distorted. wrong. imperfect. in bad order. upset. disappointed. bad. bum. dead. deranged. dirty. doric. embroiled. faulty. flyblown. foul. on the fritz. gone. hard-set. haywire. heavy. hipshot.
  8. bozuk ne demek (en) Bad. broken. bumpy. corrupt. cranky. dead. dud. foul. impassable. off. rotten. upset. wrong. spoilt. ruined. out of order. out of action. on the blink. on the bum. inactive. faulty. disordered. disarranged. broken. bad. dirty. rotten. tainted. bumpy. depraved. not virgin.
  9. bozuk ne demek (en) Down.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.007
Bunları kaçırmayın!