Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hasta nedir, hasta ne demek (hasta nnd)

hasta nedir, hasta ne demek?

hasta

  1. Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız
    Örnek: Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. Y. K. Beyatlı
  2. Aşırı düşkün, tutkun.
  3. Parasız, züğürt.
  4. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
  5. Sayrı
  6. (en) Sick.
  7. (en) Unwell.
  8. (en) İnvalid.
  9. (en) Ailing.
  10. (en) İn bad health.
  11. (en) Diseased.
  12. (en) Fanatic.
  13. (en) Fanatical.
  14. (en) Poorly.
  15. (en) Unsound.
  16. (en) Valetudinarian.
  17. (en) Valetudinary.
  18. (en) Weakly.
  19. (en) Under the weather.
  20. (en) Patient.
  21. (en) Client.
  22. (en) Buff.
  23. (en) Case.
  24. (en) Sufferer.
  25. (en) Crazy.
  26. (en) Freak.
  27. (en) Hooked.
  28. (en) İndisposed.
  29. (en) İnto.
  30. (en) Keen.
  31. (en) Lover.
  32. (en) Peculiar.
  33. (en) Potty.
  34. (en) Punk.
  35. (en) Upset.
  36. (en) Sick person.
  37. (en) Excessively fond of.
  38. (en) Under the wheater.

sağlığı bozuk (nedir ne demek)

  1. (en) İn bad health.

bozuk (nedir ne demek)

  1. Bozulmuş olan
    Örnek: Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. T. Buğra
  2. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)
    Örnek: Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. R. N. Güntekin
  3. Madenî para
    Örnek: Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver! M. Ş. Esendal
  4. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık
  5. Kızgın, sıkıntılı
  6. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.
  7. (en) Bumpy.
  8. (en) Corrupt.
  9. (en) Cranky.
  10. (en) İmpassable.
  11. (en) Rotten.
  12. (en) Broken.
  13. (en) Broken down.
  14. (en) Out-Of-Action.
  15. (en) Damaged.
  16. (en) Down.
  17. (en) Disordered.
  18. (en) Distorted.
  19. (en) Wrong.
  20. (en) İmperfect.
  21. (en) İn bad order.
  22. (en) Upset.
  23. (en) Disappointed.
  24. (en) Dead.
  25. (en) Deranged.
  26. (en) Dirty.
  27. (en) Doric.
  28. (en) Embroiled.
  29. (en) Faulty.
  30. (en) Flyblown.
  31. (en) Foul.
  32. (en) On the fritz.
  33. (en) Gone.
  34. (en) Hard-Set.
  35. (en) Haywire.
  36. (en) Heavy.
  37. (en) Hipshot.
  38. (en) Spoilt.
  39. (en) Ruined.
  40. (en) Out of order.
  41. (en) Out of action.
  42. (en) On the blink.
  43. (en) On the bum.
  44. (en) İnactive.
  45. (en) Disarranged.
  46. (en) Tainted.
  47. (en) Depraved.
  48. (en) Not virgin.

olan (nedir ne demek)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) Pron. one.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009