Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > haset etmek nedir, haset etmek ne demek (haset etmek nnd)

haset etmek nedir, haset etmek ne demek?

haset etmek

  1. Kıskanmak, çekememek, günülemek.
  2. (en) To envy.
  3. (en) Begrudge.

haset (nedir ne demek)

  1. Kıskançlık, çekememezlik, günü
    Örnek: Gözlerinde bir fena haset kıvılcımı, bir bayağılık yakalıyordu. R. N. Güntekin
  2. (en) Grudge.
  3. (en) Envy.
  4. (en) Jealousy.
  5. (en) Jealous.
  6. (en) Covetousness.
  7. (en) Green-Eyed monster kıskançlık.
  8. (en) Çekememezlik.
  9. (en) Günü.
  10. (en) Jealously.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

kıskanmak (nedir ne demek)

  1. Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
    Örnek: Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım. Âşık Ali İzzet Özkan
  2. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek.
  3. Esirgemek, çok görmek.
  4. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak.
  5. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.
  6. (en) Be jealous.
  7. (en) To be jealous of.
  8. (en) To be jealous of sb.
  9. (en) Envy.
  10. (en) Hold a grudge.
  11. (en) Begrudge.
  12. (en) To envy.
  13. (en) To envy sth possessed by sb.
  14. (en) To resent sb's showing affection to or interest in sb else.

çekememek (nedir ne demek)

  1. Çekme işini yapamamak.
  2. Katlanamamak.
  3. Kıskanmak
    Örnek: Belli bir şey ki, bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar. H. Taner
  4. (en) To be unable to stand.
  5. (en) Not to be able to stand by / sth.
  6. (en) To be jealous of.
  7. (en) To envy.
  8. (en) To be displeased with sb.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012