Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hareketli nedir, hareketli ne demek, hareketliin anlamı, ingilizcesi (hareketli nnd)

hareketli nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






hareketli

  1. Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik.
  2. Canlı, kıpırdak
    Örnek: Bu perdenin hareketli sahneleri hep akşamları oynandığı için... H. E. Adıvar
  3. Bk. devingen
  4. (en) Moving. mobile. active. live. animate. full of action. alive and kicking. bouncing. brisk. bustling. like a jack-in-the-box. rattling. restless. shifting. sliding. swinging. zippy. go-go.
  5. (en) Active. agile. alive. brisk. busy. colourful. dashing. dynamic. floating. hectic. lively. restless. sappy. skittish. swinging. vibrant. moving. energetic. vivacious.
  6. (en) Active. moving. vivacious. animated. breezy. brisk. busy. dapper. dramatic. eventful adj. fervent. go go. / adj. snappy. spry.

devingen (nedir ne demek)

  1. Hareketli, müteharrik.
  2. Durgun olmayıp devinim gösteren.
  3. Devingen ayrım, çekim, film, kurgunun yarattığı etki, nitelik
  4. Alıcının devindirilmesinden doğan durum. Duruk'un karşıtı.
  5. (en) dynamic
  6. (en) Mobile. movable hareketli. müteharrik. dynamic dinamik.
  7. (en) Dynamic. active. moving. in motion. mobile.
  8. (en) dynamics
  9. <(al) dynamisch
  10. (fr) dynamique

hareket (nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin deÄŸiÅŸmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. devinim
  12. Bk. devim
  13. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  14. 1. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. 2. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. 3. Atın bacaklarının hareketi.
  15. (en) Action. movement. move. motion. starting. behavior. behaviour. act. bearing. conduct. demeanour. deportment. gesture. locomotion. play. setout. step. stroke.
  16. (en) Action. activity. behaviour. deed. departure. front. life. locomotion. motion. move. movement. play. start. stir. stroke. act. conduct.
  17. (en) Transaction. conduct. deed. departure. locomotion. move. movement. play. step. stir. activity. act. earthquake. tremor. leaving. performance. start. proceeding. procedure. exploit. set-out. take-off. running. drive. function. stroke. traffic. dispatching.
  18. (en) movement
  19. (en) movemnt
  20. (en) Locomotion, action
  21. (fr) motion
  22. (fr) mouevment

olan(nedir ne demek)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) [Olan] pron. one

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük