Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hard and fast nedir, hard and fast ne demek, hard and fast türkçesi, türkçe anlamı (hard and fast nnd)

hard and fast nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






hard and fast  US UK

  1. Katı, sert, değişmez

hard  US UK (nedir ne demek)

  1. Katı, sert, pek
  2. Güç, müşkül, zor, çetin
  3. Zalim, merhametsiz, kalpsiz, şefkatsiz
  4. Şiddetli, kötü, acı
  5. Anlaşılmaz, zor
  6. ağır
  7. Çalışkan, faal
  8. İnatçı, ters
  9. Çirkin, kötü
  10. Acı (su)
  11. gram
  12. Zorla, kuvvetle, hızla
  13. Sertlikle, güçlükle, müşkülâtla
  14. sıkıca
  15. Katı, sert
  16. Çok, aşırı
  17. Yakın, yanı başında
  18. alabanda
  19. Son hadde kadar
  20. Nasırlı, sert, katı, ağır, çetin, zor, sağlam, dayanıklı, güç, şiddetli, ekşi, ekşimiş, sıkı

and  US UK (nedir ne demek)

  1. Yemîn. ~ içmek: yemîn etmek.
  2. Bağlaç ve, de, ile And howl dili
  3. Ve, ile, de

fast  US UK (nedir ne demek)

  1. Oruç tutmak, perhiz etmek
  2. Çabuk, tez, seri, süratli
  3. ileri
  4. Ahlaksız, eğlenceye düşkün
  5. Sıkı, sabit, yerinden oynamaz, çıkmaz
  6. sadık
  7. Metin, dayanıklı,solmaz
  8. Derin (uyku)
  9. Çabuk, süratle
  10. Sıkıca, sıkı olarak
  11. Tamamen, derin bir şekilde
  12. Yakında, yanında
  13. Oruç tutmak

katı (nedir ne demek)

  1. Sert, yumuşak karşıtı
    Örnek: Bu hâl, onu ilk defa giyilen katı gömlek gibi sıkıyordu. F. R. Atay
  2. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim.
  3. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan.
  4. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp.
  5. Çok, aşırı derecede
  6. Taşlık.
  7. Bkz.Katı hal.
  8. Çeşitli omurgalı veya omurgasız hayvanların sindirim kanalı üzerinde bulunan ve besinin öğütüldüğü kaslı bölge. Taşlık.
  9. Çok, pek, fazla, yeğin.
  10. Ağır.
  11. Haşin, sert, kırıcı.
  12. (en) Hard. firm. stiff. solid. insensitive. hard-boiled. callous. emphatic. emphatical. hard-and-fast. ironclad. rigid. sclerous. square. steel. steely. stern. strict. hard-line. fold.
  13. (en) Austere. callous. firm. hard. rigid. rough. severe. solid. starchy. steely. stern. stiff. stony. strict. stringent. substantial. thick. tough. unfeeling. wooden. hard-boiled.
  14. (en) Solid. hard. rigid. stiff. tough. stern. insensitive. draconian. flinty. hard core. starchy. stark.
  15. (en) gizzard
  16. (fr) gésier

kat(nedir ne demek)

  1. Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
    Örnek: Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey.
  3. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka.
  4. Giyeceklerde takım
  5. Apartman dairesi.
  6. Ön, yan
  7. Huzur.
  8. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı.
  9. Kesme, kesilme.
  10. İlgiyi kesme.
  11. Sonuca bağlama, bitirme.
  12. Kesme.
  13. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.
  14. Katal.
  15. (en) Layer, coat, coating
  16. (en) Fold. layer. ply. coating. storey. story. flat. floor. deck. multiple. coat. fall. lap. stair. fold.
  17. (en) Coat. coating. convolution. covering. crease. deck. flat. fold. layer. multiple. ply. pucker. slab. stratum. tier. floor. storey. story. time.
  18. (en) Floor. fold. layer. stratum. story. storey. time (s. multiple. accomodation. bed. coat. covering. crease. ply. stage. tier. time. tuck.
  19. (en) pile
  20. (en) kat
  21. (al) Schicht, Überzug
  22. (fr) couche

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük