Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > haram para nedir, haram para ne demek (haram para nnd)

haram para nedir, haram para ne demek?

haram para

  1. Yasa dışı yollardan kazanılan para
    Örnek: Hiçbir haram paraya el uzatmamışımdır. R. N. Güntekin
  2. (en) Money illegitimately acquired.

haram (nedir ne demek)

  1. Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı.
  2. Yasak.
  3. (en) Forbidden.
  4. (en) The sacred enclave in Mecca enclosing the Ka'bah, the focal point of the hajj.
  5. (en) That which is against Islamic law.
  6. (en) The Holy Precinct of Mekka.
  7. (en) Something a Muslim must not do or eat.
  8. (en) Something which is unlawful or prohibited in Islam.
  9. (en) Forbidden by religion.
  10. (en) İllicit.
  11. (en) İll-Gotten.
  12. (en) İllegimate.
  13. (en) Unlawful.
  14. (en) Wrong.
  15. (en) This category is prohibited for the Muslim to do such as stealing and lying Doing the haram counts as a bad deed and not doing it counts as a good deed.
  16. (en) Forbidden unlawful.
  17. (en) Prohibited food; the word actually refers to that which is delineated or indeed sacred.

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. 1,4 durumunu gösteren ön ek.
  7. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
  8. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  9. Yan.
  10. Yanında.Dgr.: anat. para
  11. (en) Prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  12. (en) Ortho-, and Meta-.
  13. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  14. (en) Beside/Next to.
  15. (en) Para-.
  16. (en) Para.
  17. (en) Money.
  18. (en) Monetary.
  19. (en) Pecuniary.
  20. (en) Coffers.
  21. (en) Cash.
  22. (en) Shekels.
  23. (en) Currency.
  24. (en) Shiners.
  25. (en) Coin.
  26. (en) Boodle.
  27. (en) Brass.
  28. (en) Bread.
  29. (en) Chink.
  30. (en) Chip.
  31. (en) Dough.
  32. (en) Ducat.
  33. (en) Dust.
  34. (en) Funds.
  35. (en) Green.
  36. (en) Jack.
  37. (en) Kale.
  38. (en) Lolly.
  39. (en) Lucre.
  40. (en) Filthy lucre.
  41. (en) Means.
  42. (en) Purse.
  43. (en) Rock.
  44. (en) Sugar.
  45. (en) Wherewithal.
  46. (en) Capital.
  47. (en) Drain.
  48. (en) Fund.
  49. (en) Leeway.
  50. (en) Obverse.
  51. (en) Take.
  52. (en) Wealth.
  53. (en) Prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification.
  54. (en) Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  55. (en) Piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent.
  56. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  57. (en) Commodity money.
  58. (en) Dibs.
  59. (en) Dimes.
  60. (en) Face value.
  61. (en) Geets.
  62. (en) Gelt.
  63. (en) İnvestment.
  64. (en) The necessary.
  65. (en) Net personality.
  66. (en) Pocket.
  67. (en) To be pushed.
  68. (en) Rhino.
  69. (en) Riches.
  70. (en) Roll.
  71. (en) Spendol.
  72. (en) Having resemblance to certain features.
  73. (en) Prefix, beside, near.
  74. (en) Far from, away, out, different from.
  75. (en) Variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name.
  76. (en) Prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  77. (en) Woman who has been delivered of a viable fetus.
  78. (en) Paragraph.
  79. (en) Paraplegic.
  80. (en) The number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'.
  81. (en) 100 para equal 1 dinar.
  82. (en) Soldier in the paratroops.
  83. (en) An estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows.
  84. (en) Port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  85. (al) Para
  86. (fr) Para
  87. Yakın
  88. Ötesinde
  89. İkinci derecede
  90. Benzer.
  91. Paraşütçü asker, paragraf

yasa dışı (nedir ne demek)

  1. Yasalara, yasa kurallarına uymayan, kanun dışı, gayrikanuni, illegal.

yasa (nedir ne demek)

  1. Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
  2. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
  3. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
  4. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
  5. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
  6. Olaylar arasında düzenli bir bağıntıyı saptayan ve bir şeyin zorunlu olduğunu dile getiren genel önerme. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural (doğayasası).
  7. Değişmezlik ve zorunluluk niteliği taşımayan, ancak bir yükümlülüğü içeren, özgür bir istence dayalı kural (gereklilikyasası). .// Bu türyasa: a- Hukukta: Toplumda bireyler arası ilişkileri düzenlemek amacıyle devletçe konmuş yönerge ve kurallar, b- Ahlâkta: Törelerle ilgili davranışları düzenleyici buyruklar ve yönergeler; bir davranışın nasıl olması gerektiğini, ne yapmak gerektiğini gösteren kurallar. 3-Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel -> belitler; mantık kuralları (düşünmeyasaları).
  8. Kanun; düzen; töre.
  9. (en) Act of congress.
  10. (en) Code.
  11. (en) Enaction.
  12. (en) Ordinance.
  13. (en) Act kanun.
  14. (en) Act of parliament.
  15. (en) Law.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Statute.
  18. (en) Code of laws.
  19. (en) Law code.
  20. (fr) Loi
  21. (la) Lex

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot).
  12. (en) Outer.
  13. (en) Outside.
  14. (en) External.
  15. (en) Exterior.
  16. (en) Outward.
  17. (en) Foreign.
  18. (en) Extrinsic.
  19. (en) Offshore.
  20. (en) Salient.
  21. (en) Superficial.
  22. (en) Without.
  23. (en) Ecto-.
  24. (en) Exo-.
  25. (al) Aussenaufnähme
  26. (fr) Extérieur, plein air


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022