|
hamur gibi olma
-
pastiness
-
Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu.
-
Kâğıtta tür, nitelik.
-
İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri).
-
Öz, asıl, maya.
-
Bk. düzenleyici birleştirim
-
Gözetleçli incelemede, üzerine metal parçaları tutturulan yumuşak yoğruk özdek.
-
Dough. leaven. paste. stuff. clay.
-
Dough. paste. paper pulp. quality. essence. nature.
-
Dough. paste. paper pulp. grade. quality. material. stuff. clay mixed for pottery. pie. pulpy. doughy. doughbaked. sodden. magma. half-cooked. half-cooked.
-
paste
-
pâte
-
Bir kent ya da kasabanın düzentasarısını uygulamak amacıyla, özel ya da kamusal iyelikteki taşınmazların, iyelik durumlarına bakılmaksızın birleştirilmesi ve düzentasarın gerekli kıldığı kamusal işgörülere elverecek ölçüde bir düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra, yeniden eski iyelerine dağıtılmasına olanak veren kentbilim kuralı.
-
replotting
-
remembrement
-
...-e benzer
Örnek:
İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir. H. Taner
-
O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
-
İmişçesine, benzer biçimde
Örnek:
Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir. O. S. Orhon
-
...-e yakışır biçimde.
-
Like. like. as. kind of. something like. fashion. like. such as. as. like. wise.
-
As. so as. like. such. as. such as. as if. as though. kind of. about. around.
-
Like. almost. as. such as. parkinson's law.
-
Çivi, pin, saplama
-
Erkek kedi.
-
Çivi, cıvata, pim
-
Olmak işi veya durumu.
-
Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.
-
Hamur gibi olma, macunsuluk, soluk benizlilik
başka(nedir ne demek)
-
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
Örnek:
Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner
-
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
Örnek:
Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar
-
Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz
Örnek:
Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz? R. N. Güntekin
-
"Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
-
Other. another. different. alternative. distinct. other than. apart from. else. forth. otherwise. except. save. but. saving. hetero-. beside. save. barring. excepting. saving. another.
-
Alternative. another. atypical. different. else. further. other.
-
Other. another. different. except. apart from. other than. alternative. else. several.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|