Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hamam kesesi nedir, hamam kesesi ne demek (hamam kesesi nnd)

hamam kesesi nedir, hamam kesesi ne demek?

hamam kesesi

  1. Hamamda kiri çıkarmak için kullanılan kıldan veya kenevirden örülmüş, ele geçirebilen kese.

hamam (nedir ne demek)

  1. Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam
    Örnek: Banyosuz, duşlu, avuç içi gibi bir aralıktı hamam. O. Rifat
  2. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.
  3. (Mimarlık) 1. Halkın yıkanma gereksinmesini karşılayan mimarlık yapıtı. 2. Evlerde yıkanmaya aynlan küçük oda; banyo.
  4. (C.: Hamaim) Güvercin kuşu.
  5. (en) Turkish bath.
  6. (en) Bath.
  7. (en) Hammam.
  8. (en) Bagnio.
  9. (en) Bathhouse.
  10. (en) Baths.
  11. (en) Public bath.
  12. (fr) Bain

kese (nedir ne demek)

  1. Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
    Örnek: Boynundan bir kese çıkardı, fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı. H. E. Adıvar
  2. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap.
  3. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
  4. Herhangi bir kese miktarında olan.
  5. Bir kimsenin mal varlığı
  6. Organizmanın bazı boşlukları.
  7. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
  8. Beş yüz kuruşluk para birimi.
  9. Kısa, kestirme (yol).
  10. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. Cep.
  11. Kısa yol, kestirme yol.
  12. (en) Bath glove.
  13. (en) Purse.
  14. (en) Pocket.
  15. (en) Bladder.
  16. (en) Pouch.
  17. (en) Scrip.
  18. (en) Vesicle.
  19. (en) Pocketbook.
  20. (en) Short cut.
  21. (en) Moneybag purse.
  22. (en) Small cloth bag.
  23. (en) Financial resources.
  24. (en) Cyst.
  25. (en) Jack.
  26. (en) Poke.
  27. (fr) Poche
  28. (la) Bursa:kese

kir (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik
    Örnek: Yanaklarında yer yer kirle karışmış gözyaşı var. H. E. Adıvar
  2. Utanılacak durum, leke, şaibe.
  3. (en) Soil.
  4. (en) Filth.
  5. (en) Grime.
  6. (en) Dirt.

çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
    Örnek: Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
    Örnek: Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
    Örnek: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en) Take out.
  10. (en) Deduct.
  11. (en) Subtract.
  12. (en) Remove.
  13. (en) Divest.
  14. (en) Throw out.
  15. (en) Abstract.
  16. (en) Cast.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Drop.
  20. (en) Excite.
  21. (en) To remove.
  22. (en) To raise.
  23. (en) To derive.
  24. (en) To deduce.
  25. (en) To decipher.
  26. (en) To subtract.
  27. (en) To work off one's anger on.
  28. (en) Belch.
  29. (en) Dislocate.
  30. (en) Put off.
  31. (en) Tide over.
  32. (en) Uncase.
  33. (en) Pay off.
  34. (en) Wreak.
  35. (en) Enact.
  36. (en) Displace.
  37. (en) Exclude.
  38. (en) Make out.
  39. (en) Eliminate.
  40. (en) Unfix.
  41. (en) Expel.
  42. (en) Extract.
  43. (en) Doff.
  44. (en) Bring out.
  45. (en) Publish.
  46. (en) Print out.
  47. (en) Bare.
  48. (en) Blank.
  49. (en) Bruit about.
  50. (en) Delete.
  51. (en) Derive.
  52. (en) Disconnect.
  53. (en) Dislodge.
  54. (en) Dismantle.
  55. (en) Draw off.
  56. (en) Draw.
  57. (en) Omit.
  58. (en) Poke.
  59. (en) Shed.
  60. (en) Slip.
  61. (en) Sprout.
  62. (en) To take out.
  63. (en) To put out.
  64. (en) To get out.
  65. (en) To get off.
  66. (en) To extract.
  67. (en) To abstract.
  68. (en) To mine.
  69. (en) To take off.
  70. (en) To remember.
  71. (en) To place anımsamak.
  72. (en) Hatırlamak.
  73. (en) To find.
  74. (en) To find out.
  75. (en) To discover.
  76. (en) To make out.
  77. (en) To figure out.
  78. (en) To get.
  79. (en) To dislodge.
  80. (en) To remove gidermek.
  81. (en) To expel.
  82. (en) To dismiss.
  83. (en) To excrete.
  84. (en) To omit.
  85. (en) To leave out.
  86. (en) To cross sth out.
  87. (en) To cross sth off.
  88. (en) To delete.
  89. (en) To dislocate.
  90. (en) To displace.
  91. (en) To publish.
  92. (en) To get sth out yayımlamak.
  93. (en) To produce.
  94. (en) To bring out.
  95. (en) To emit.
  96. (en) To send out.
  97. (en) To exhale.
  98. (en) To give sth off.
  99. (en) To cause.
  100. (en) To raise neden olmak.
  101. (en) Yol açmak.
  102. (en) To issue.
  103. (en) To subtract tarh etmek.
  104. (en) To deduct.
  105. (en) To eliminate.
  106. (en) To vomit.
  107. (en) To bring sth up.
  108. (en) To throw up.
  109. (en) To spew.
  110. (en) To offer sunmak.
  111. (en) To have.
  112. (en) To play by ear.
  113. (en) To cut.
  114. (en) To stick sth out.
  115. (en) To get through to sb.


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013