Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ham puan nedir, ham puan ne demek (ham puan nnd)

ham puan nedir, ham puan ne demek?

ham puan

  1. Genellikle doğru yanıtların sayısı, yanlış sayısı ve uygulama süresi vb. özellikler göz önünde tutularak bir testi puanladıktan sonra elde edilen ve üzerinde herhangi bir yorum ve işlem yapılmamış olan niceliksel sonuç.
  2. (en) Raw score.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ham   US UK (nedir ne demek)

  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).
  2. İşlenmemiş (madde).
  3. İdmansız.
  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.
  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.
  6. Zenginleştirilmemiş, rafine edilmemiş veya olgunlaştırılmamış.
  7. Domuz karkasının arka bacağı.
  8. Kürlenmiş, pişirilmiş ve dumanlanmış domuz arka bacak eti.
  9. Domuz jambonu.
  10. Hlk. Veteriner hekimliği folklorunda soğuk ve sert apse.
  11. (en) Home.
  12. (en) The region back of the knee joint; the popliteal space; the hock.
  13. (en) One of the sons of Noah; he abused his father and Canaan, his son, was cursed for it.
  14. (en) Uncut.
  15. (en) Ham.
  16. (en) Crude.
  17. (en) Raw.
  18. (en) Rough.
  19. (en) Rude.
  20. (en) The thigh of any animal; especially, the thigh of a hog cured by salting and smoking.
  21. (en) Meat cut from the thigh of a hog an unskilled actor who overacts a licensed amateur radio operator son of Noah.
  22. (en) Unripe.
  23. (en) Green.
  24. (en) Unrefined.
  25. (en) Unripened.
  26. (en) Uncultivated.
  27. (en) Out of training.
  28. (en) İmmature.
  29. (en) Rusty.
  30. (en) Meat cut from the thigh of a hog.
  31. (en) Son of Noah.
  32. (en) Licensed amateur radio operator.
  33. (en) An unskilled actor who overacts.
  34. (en) Exaggerate one's acting.
  35. (en) Hind leg of pork/hog cured in various ways The leg is cut from the carcase and brined seperately Ham may be cooked, raw or smoked The french term Jambon refers to ham and also to a leg of fresh pork see also Ham pictures see also cooking a Ham.
  36. (en) An amateur radio operator; not no be confused with DXer and DXing.
  37. (en) Sanskrit word meaning the gross body or instrument of the soul The soul is the doer and the gross body is the instrument Ham also refers to the ego.
  38. (en) The nearest tasting to Chinese ham Very salty.
  39. (en) Daging babi.
  40. (en) According to Genesis, a son of Noah and the father of Canaan , Ham was considered the progenitor of various nations in Phoenicia, Africa, and West Arabia 'The land of Ham' is usually taken to be Egypt.
  41. (en) Janbon.
  42. (fr) Brut
  43. ), (f.) jambon, domuz budu
  44. Kıç kaynağı, insanın kaynak ve oturma yeri
  45. Kaynak, but
  46. Dizin alt veya iç kısmı
  47. Tiyatro abartarak oynayan oyuncu
  48. Amatör radyo operatörü
  49. Argo aşırı duygusal veya abartmalı bir şekilde oynamak.
  50. Abartılı oynamak, rol kesmek

puan (nedir ne demek)

  1. Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim.
  2. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri.
  3. Kumaşlardaki benek, nokta.
  4. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-Üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olanpuan; hampuan.
  5. (en) Point.
  6. (en) Score.
  7. (en) Mark.
  8. (en) Button.
  9. (en) Spot.
  10. (en) Polka dot.

genellikle (nedir ne demek)

  1. Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
  2. (en) Generally.
  3. (en) Commonly.
  4. (en) Mostly.
  5. (en) More often than not umumiyetle.
  6. (en) Generally speaking.
  7. (en) Persuasive advertising.
  8. (en) Authorized capital.
  9. (en) Usually.
  10. (en) Normally.
  11. (en) İn general.
  12. (en) On the whole.
  13. (en) Largely.
  14. (en) At large.
  15. (en) As a general rule.
  16. (en) As a rule.
  17. (en) By and large.
  18. (en) Exoterically.
  19. (en) For the most part.
  20. (en) Ordinarily.
  21. (en) Passenger service agent.
  22. (en) Principally.
  23. (en) Quick fix.
  24. (en) Widely.

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Right.
  14. (en) Aboveboard.
  15. (en) Base.
  16. (en) Becoming.
  17. (en) Fitting.
  18. (en) Mathematical.
  19. (en) Precise.
  20. (en) True.
  21. (en) Correct.
  22. (en) Exact.
  23. (en) Accurate.
  24. (en) Proper.
  25. (en) Authentic.
  26. (en) Honest.
  27. (en) Fair.
  28. (en) Truthful.
  29. (en) Straight.
  30. (en) Direct.
  31. (en) Above-Board.
  32. (en) Faithful.
  33. (en) Guileless.
  34. (en) Just.
  35. (en) Orthodox.
  36. (en) Righteous.
  37. (en) Sincere.
  38. (en) Spot-On.
  39. (en) Square.
  40. (en) Upstanding.
  41. (en) Through.
  42. (en) Thru.
  43. (en) Thro.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.245