Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ham madde nedir, ham madde ne demek (ham madde nnd)

ham madde nedir, ham madde ne demek?

ham madde

  1. Bir ürün veya mal oluşturmak için gerekli maddelerin işlenmeden önceki doğal durumu.
  2. Gıda maddelerinin üretiminde kullanılan hasat, kesim, sağım, avlama, toplama sonucu elde edilen ürün.
  3. Karma yemlerde kullanılan yem maddeleri.
  4. Ambalaj malzemesi hariç farmosötik bir müstahzarın üretiminde kullanılan işlenmemiş veya kısmen işlem görmüş ilaç etken maddesi veya yardımcı maddelerini içeren ürün.
  5. (en) Raw material / data.
  6. (en) Raw material, crude matter.
  7. (en) Raw material.
  8. (en) Jambon.
  9. (en) Kiç.
  10. (en) Artıst.
  11. (en) Gösterışçı.
  12. (en) Acemı oyuncu.
  13. (en) Amatör radyocu.
  14. (en) Abartili oynamak.
  15. (en) Rol kesmek.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ham   US UK (nedir ne demek)

  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).
  2. İşlenmemiş (madde).
  3. İdmansız.
  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.
  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.
  6. Zenginleştirilmemiş, rafine edilmemiş veya olgunlaştırılmamış.
  7. Domuz karkasının arka bacağı.
  8. Kürlenmiş, pişirilmiş ve dumanlanmış domuz arka bacak eti.
  9. Domuz jambonu.
  10. Hlk. Veteriner hekimliği folklorunda soğuk ve sert apse.
  11. (en) Home.
  12. (en) The region back of the knee joint; the popliteal space; the hock.
  13. (en) One of the sons of Noah; he abused his father and Canaan, his son, was cursed for it.
  14. (en) Uncut.
  15. (en) Ham.
  16. (en) Crude.
  17. (en) Raw.
  18. (en) Rough.
  19. (en) Rude.
  20. (en) The thigh of any animal; especially, the thigh of a hog cured by salting and smoking.
  21. (en) Meat cut from the thigh of a hog an unskilled actor who overacts a licensed amateur radio operator son of Noah.
  22. (en) Unripe.
  23. (en) Green.
  24. (en) Unrefined.
  25. (en) Unripened.
  26. (en) Uncultivated.
  27. (en) Out of training.
  28. (en) İmmature.
  29. (en) Rusty.
  30. (en) Meat cut from the thigh of a hog.
  31. (en) Son of Noah.
  32. (en) Licensed amateur radio operator.
  33. (en) An unskilled actor who overacts.
  34. (en) Exaggerate one's acting.
  35. (en) Hind leg of pork/hog cured in various ways The leg is cut from the carcase and brined seperately Ham may be cooked, raw or smoked The french term Jambon refers to ham and also to a leg of fresh pork see also Ham pictures see also cooking a Ham.
  36. (en) An amateur radio operator; not no be confused with DXer and DXing.
  37. (en) Sanskrit word meaning the gross body or instrument of the soul The soul is the doer and the gross body is the instrument Ham also refers to the ego.
  38. (en) The nearest tasting to Chinese ham Very salty.
  39. (en) Daging babi.
  40. (en) According to Genesis, a son of Noah and the father of Canaan , Ham was considered the progenitor of various nations in Phoenicia, Africa, and West Arabia 'The land of Ham' is usually taken to be Egypt.
  41. (en) Janbon.
  42. (fr) Brut
  43. ), (f.) jambon, domuz budu
  44. Kıç kaynağı, insanın kaynak ve oturma yeri
  45. Kaynak, but
  46. Dizin alt veya iç kısmı
  47. Tiyatro abartarak oynayan oyuncu
  48. Amatör radyo operatörü
  49. Argo aşırı duygusal veya abartmalı bir şekilde oynamak.
  50. Abartılı oynamak, rol kesmek

madde (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
    Örnek: Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
  2. Bir şeyi oluşturan öge.
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    Örnek: Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    Örnek: Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
  5. İleri sürülen sorun.
  6. Para, mal vb. ile ilgili şey.
  7. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
  8. Bk. özdek
  9. Bk. sınar
  10. Uzayda yer kaplayan ve kütlesi olan her şey.
  11. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
  12. (en) Proviso.
  13. (en) Matter.
  14. (en) Material.
  15. (en) Stuff.
  16. (en) İtem.
  17. (en) Substance.
  18. (en) Article.
  19. (en) Clause.
  20. (en) Entry.
  21. (en) Body.
  22. (en) Lubricant.
  23. (en) Object.
  24. (en) Provision.
  25. (en) Paragraph.
  26. (en) Subject.
  27. (en) Question.
  28. (en) Theme.
  29. (en) Component.
  30. (en) İngredient.
  31. (en) Section.
  32. (en) Topic.
  33. (en) Stipulation.
  34. (en) Commodities.
  35. (en) Element.
  36. (en) Head.
  37. (en) Thing.
  38. (en) Timber.
  39. (fr) Matiere

özdek (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde.
  2. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat.
  3. İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat.
  4. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.
  5. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık.
  6. (Yalın anlamiyle) İnsanın çalışmasıyle bir erek uğruna biçim verdiği ya da yararlandığı doğal cisimler, nesneler. (Felsefede) 1- Temel özelliği yer kaplama olan varlık (Descartes). 2-(Tin, ruh ve düşünün karşıtı olarak) Duyularla algılanan cisimleri kuran töz; cisimsel olanın parçalanmaz bozulmaz tözü. 3- (Aristoteles felsefesinin özel kavramı olarak) Ancak bilim yoluyle gerçeklik kazanacak olan, henüz belirsiz olanak durumundaki şey: a. İlközdek (hyle proteprima materia) saltözdek, bütün şeylerin temelde bulunanı (hypokeimenon-substratum), kendiliğinden var olmayan, ancak biçimle etkinleşen gerçeklik, b. Sonözdek (hyle eskhate) ya da ikinciözdek (materia secunda): Biçim almışözdek.
  7. (en) Matter.
  8. (al) Staff
  9. (fr) Matière
  10. (la) Materia, materies

mad   US UK (nedir ne demek)

  1. (der, dest) deli, divane
  2. Çılgın, çıldırmış
  3. B.D.,K.Dili çok kızmış, kudurmuş
  4. Kuduz
  5. Delice
  6. Dengesini kaybetmiş, kendinden geçmiş
  7. Azgın, deli, çılgın, kudurmuş, kızgın, sinirli, kuduz

ürün (nedir ne demek)

  1. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.
  2. Eser.
  3. Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey.
  4. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.
  5. Bir kimyasal tepkime sonucu oluşan türler.
  6. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler.
  7. Bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde.
  8. Tepkime sonucu doğan özdek.
  9. Bir oluşum, işlem ya da yapım sonucu elde edilen nesne.
  10. (en) Commodity.
  11. (en) Output.
  12. (en) Production.
  13. (en) Attitude study.
  14. (en) Editorial write-up.
  15. (en) Child.
  16. (en) Crop.
  17. (en) End product.
  18. (en) Fruit.
  19. (en) Graduate.
  20. (en) Growth.
  21. (en) Harvest.
  22. (en) Offspring.
  23. (en) Produce.
  24. (en) Product.
  25. (en) Progeny.
  26. (en) Result.
  27. (en) Turnoff.
  28. (en) Yield.
  29. (en) Turnout.
  30. (en) Emblements.
  31. (en) Established brand , image , market , product.
  32. (en) Finished goods.
  33. (en) Fructus.
  34. (en) İncrease.
  35. (en) Make.
  36. (en) Manufacture.
  37. (en) Off- going crop alivre.
  38. (en) Progency.
  39. (en) Resul.
  40. (fr) Produit

mal (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods.
  9. (en) Effects.
  10. (en) Livestock.
  11. (en) Wares.
  12. (en) Prefix in composition denoting ill, or evil, male, ad, fr.
  13. (en) Chattel.
  14. (en) Riches.
  15. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  16. (en) See Malice.
  17. (en) Skydiver talk for Malfunction.
  18. (en) Prefix, bad, abnormal.
  19. (en) Niii: duty, obligation; obliged.
  20. (en) Malfunction.
  21. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion.
  22. (en) Minimum Analytical Limit.
  23. (en) Merchandise.
  24. (en) Property.
  25. (en) Possessions.
  26. (en) Holding.
  27. (en) Asset.
  28. (en) Chose.
  29. (en) Commodity.
  30. (en) Hereditament.
  31. (en) Ware.
  32. (en) Malus, bad, ill.
  33. (en) Wealth.
  34. (en) Possession.
  35. (en) Estate assets.
  36. (en) Scoundrel.
  37. (en) Bastard.
  38. (en) Piece article.
  39. (en) Manufactures.
  40. (en) Supplies.
  41. (en) Consignment.
  42. (en) Produce.
  43. (en) Farm stock.
  44. (en) Capital.
  45. (en) Goods and chatt.


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.183