|
halletmek
-
Bir yüzü balta, bir yüzü kazma olan araç.
-
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak.
-
Yoluna koymak, olumlu sonuca baÄŸlamak
Örnek:
Bakınız, tesadüf bunu ne kadar güzel düşünüp halletti. M. Ş. Esendal
-
Bir cismi bir sıvı içinde eritmek.
-
Çözmek.
-
Cinsel iliÅŸki kurmak.
-
Bir yemeÄŸi yenecek duruma getirmek.
-
Solve. resolve. arrange. adjust. figure out. work out. get things done. sort out. overcome. untangle. untwist. manage. clear up. compound. dispatch. dispose of. dissolve. hurdle. lay on. lick. polish off. sort. square. surmount. unriddle. untie. untw.
-
Clinch. conclude. dispatch. obviate. resolve. settle. solve. straighten. to solve. to settle. to explain. to analyze. to work out. to sort sth out. to straighten sth out. to resolve. to clinch. to dissolve. to melt. to complete. to finish up. to dispatch.
-
Adjudicate. to solve. to find a solution for. to resolve. to put on the right trade. to dissolve. to complete. to finish up. to settle. to dish up. to serve.
-
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
-
On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
-
Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
-
Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
Örnek:
Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
-
Kesici araçlarda keskin kenar.
-
Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
-
Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
-
Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
-
Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
-
Nedeniyle, sebebiyle
Örnek:
Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
-
Yüzey, satıh.
-
(Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
-
Facial. hundred. obverse. cast of features. countenance. dial. face. front. frontispiece. hundred. kisser. mien. obverse. phiz. physiognomy. puss. snoot. visage. hecto-.
-
Face. front. hundred. puss. side. visage. mug. façade. obverse. surface. impudence. cheek. facial. obverse. reverse. yüz the right side.
-
Aspect. countenance. face. favour. lug. mug. mush. pan. surface.
-
Facade, front
-
façade
balta(nedir ne demek)
-
Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç
Örnek:
Balta değmedik ağaç olmaz. Atasözü
-
Axe. ax. broad-ax. chopper. cleaver. hatchet.
-
Axe. chopper. ax. hatchet. bumpkin. hick. boor. lout.
-
Battle axe. hatchet.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|