Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > halil ibrahim bereketi nedir ne demek, halil ibrahim bereketinin anlamı

halil ibrahim bereketi nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

halil ibrahim bereketi

  1. Bolluk, refah
    Örnek: Ey İstanbul ağzıyla mal satan simitçi / Çocukları eşeğine bindiren sütçü / Halil İbrahim bereketi kesenize. O. Rifat

halil (nedir)

  1. Sadık, samimi, dost.

ibrahim (nedir)

bereket (nedir)

  1. Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan
    Örnek: Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket. O. V. Kanık
  2. Yağmur.
  3. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda
    Örnek: Bereket, o sıralarda henüz bu sözü bilmiyordum. E. Bener
  4. 1. Bolluk, gürlük, ongunluk. 2. Yağmur.
  5. bereket ne demek (en) Abundance. blessing. richness. plentifulness. plenteousness. copiousness. cornucopia. fertility. fruitfulness. plenitude. plenty. profusion. prolificacy. prolificness. (sadece ingilizce sonuçlar)
  6. bereket ne demek (en) Abundance. plenty. increase. fruitfulness. blessing. divine gift. rain. fortunately. fertility.

bolluk (nedir)

  1. Bol olma durumu.
  2. Her şeyin bol olduğu zaman
    Örnek: Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı. A. Ş. Hisar
  3. Fazlalık
    Örnek: Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim. N. Cumalı
  4. Her şeyin bol olduğu yer.
  5. Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum.
  6. Her bir hücrede bulunan belli bir mRNA molekülü ortalama sayısı. Abundans.
  7. bolluk ne demek (en) Abundance. lashings. plenty. stores. plentifulness. wealth. looseness. wideness. affluence. ampleness. amplitude. bonanza. copiousness. cornucopia. effusion. effusiveness. exuberance. exuberancy. fleshpot. fleshpots. flood. fullness. fulness. glut. h.
  8. bolluk ne demek (en) Abundance. amplitude. glut. opulence. plenty. profusion. redundancy. stack. store. wealth.
  9. bolluk ne demek (en) Abundance. affluence. plenitude. plenty. wideness. looseness. amplitude. flood. glut. latitude. luxuriance. milk and honey. opulence. overmeasure. plethora. profusion. quantity. richness. stack. stores. wealth.
  10. bolluk ne demek (en) Abundance
  11. bolluk ne demek (fr) Abondance

refah (nedir)

  1. Bolluk, varlık ve rahatlık içinde yaşama, gönenç
    Örnek: Sağlığında borç içinde olmakla beraber müthiş bir refah havası içinde yüzen aile beş parasız kalıyor. S. F. Abasıyanık
  2. Bk. gönenç
  3. Bolluk, rahatlık.
  4. refah ne demek (en) Prosperous. comfort. ease. welfare. weal. prosperity. bonanza. opulence.
  5. refah ne demek (en) Comfort. ease. opulence. prosperity. weal. welfare. wellbeing. luxury. affluence. comfort gönenç.
  6. refah ne demek (en) Easy circumstances. prosperity. welfare. affluence and ease. affluence. boom. comfort. easy street. high living. milk and honey. physical comfort. weal. well being.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.008
Bunları kaçırmayın!