Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > hali vakti yerinde olmak nedir, hali vakti yerinde olmak ne demek (hali vakti yerinde olmak nnd)

hali vakti yerinde olmak nedir, hali vakti yerinde olmak ne demek?

hali vakti yerinde olmak

  1. (en) Be in clover, live in clover.

hali (nedir ne demek)

  1. Boş, ıssız, tenha.
  2. (en) Accusative.
  3. (en) Turkish word meaning Carpet.
  4. (en) Carpet.
  5. (en) The Turkish word for carpet.

ha   US UK (nedir ne demek)

  1. Tümce başında istek uyandırmak için kullanılır; (-) bir şeyin birdenbire anımsandığını ya da kavrandığını anlatır.
  2. İstek uyandırmak için kullanılan bir söz.
  3. (ha:) Şaşma anlatan bir söz.
  4. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz
    Örnek: Sakın ha, bir daha yapma! Sakın ha, ağlamanı istemiyorum. A. İlhan
  5. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz
    Örnek: Ha, miralay arzu ederse o başka tabii! A. İlhan
  6. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz.
  7. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir.
  8. Evet.
  9. (ha:) Soru bildiren bir söz.
  10. Hahnyum elementinin simgesi.
  11. (en) An exclamation denoting surprise, joy, or grief.
  12. (en) Both as uttered and as written, it expresses a great variety of emotions, determined by the tone or the context.
  13. (en) The angular distance of a celestial point measured westward along the celestial equator from the zenith crossing; the right ascension for an observer at a particular location and time of day.
  14. (en) High probability that a system at any given time will be operational for useful work and has the ability to recover quickly and with minimum disruption to the user in case of failure Those characteristics of a data processing system that reduce or eliminate its vulnerability to unscheduled outages, such as power failures, code defects or hardware failures One element of 24x7.
  15. (en) High Availability -- in telecommunications and other industries, HA describes a system's ability to remain up and running without interruption for extended periods of time.
  16. (en) Real Player 0:28 High Availability.
  17. (en) Health Advisory.
  18. (en) High Angle British designation used to denote DP or AAA guns or directors Means that the gun can be elevated past about 45 degrees or that the director was intended for AA use.
  19. (en) Humanitarian Assistance.
  20. (en) Abbreviation for heteroduplex analysis.
  21. (en) Branch, or sub-category, of a ryu For instance, the phrase 'Heki ryu Insai-ha' refers to the Insai branch of the Heki school of archery.
  22. (en) Massey-Harris designation for Hi-arch axle.
  23. (en) Heavy Armor.
  24. (en) Health Advisory Source: US EPA.
  25. (en) Health Authority.
  26. (en) Humanitarian Assistnace.
  27. (en) Home Agent One of three nodes in a cdma2000 Packet Core Network.
  28. (en) Hawaiian Air Lines.
  29. (en) Human Anatomy.
  30. (en) Hah! (expression of surprise, joy, puzzlement, suspicion, triumph, etc.).
  31. (en) Come on.
  32. (en) Hectares.
  33. Ha, vay, ya
  34. Ha!, vay!, ya!

yerinde (nedir ne demek)

  1. İyi, yeterli
    Örnek: Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam. M. Ş. Esendal
  2. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde.
  3. Durumunda
    Örnek: Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde. M. Ş. Esendal
  4. (en) On site.
  5. (en) Answerable.
  6. (en) Applicable.
  7. (en) Apposite.
  8. (en) Appropriate.
  9. (en) Apropos.
  10. (en) Becoming.
  11. (en) Befitting.
  12. (en) Calculated.
  13. (en) Condign.
  14. (en) Conformable.
  15. (en) Expedient.
  16. (en) Felicitous.
  17. (en) Fitted.
  18. (en) Grandiloquent.
  19. (en) Just.
  20. (en) Legitimate.
  21. (en) Opportune.
  22. (en) Pertinent.
  23. (en) İn place.
  24. (en) Pointed.
  25. (en) Proper.
  26. (en) Pursuan.
  27. (en) Good.
  28. (en) Happy.
  29. (en) Presentable.
  30. (en) Seasonable.
  31. (en) Suitable.
  32. (en) Timely.
  33. (en) Well.
  34. (en) Congruous.
  35. (en) Congruent.
  36. (en) İn its place.
  37. (en) Fit to be.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

be in   US UK (nedir ne demek)

  1. Moda olmak, tutulmak, trende uygun olmak, trendi olmak; mevsiminde olmak, o mevsimde tutulur olmak; mevcut olmak, bulunmak

clover   US UK (nedir ne demek)

  1. Yonca, Trifolium in clover müreffeh, hali vakti yerinde
  2. Yonca

live   US UK (nedir ne demek)

  1. Yaşamak, sağ olmak, hayatta olmak
  2. Beslenmek
  3. Geçinmek, ömür sürmek
  4. Oturmak, eğleşmek, ikamet etmek
  5. Geçirmek, sürmek live a double life iki yüzlü hayat yaşamak
  6. Canlı, diri, zinde, hayat dolu
  7. Hayata ait, yaşayanlara ait
  8. Yanan
  9. Elektrikle dolu (tel)
  10. Parlak (renk)
  11. Asıl yerinde bulunan (kaya)
  12. Matb
  13. Yaşamak, hayatta kalmak; oturmak; hayatın tadını çıkarmak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014