Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > halas olmak nedir, halas olmak ne demek (halas olmak nnd)

halas olmak nedir, halas olmak ne demek?

halas olmak

  1. Kurtulmak.

halas (nedir ne demek)

  1. Bir yerden, bir şeyden kurtulma, kurtuluş.
  2. Kurtuluş, kurtulma.
  3. (en) Salvation.
  4. (en) Deliverance.

hala (nedir ne demek)

  1. Şimdiye dek ya da o zamana dek, henüz.
  2. Babanın kız kardeşi.
  3. Şimdiye kadar, o zamana kadar, hâlen, henüz
    Örnek: Otuz iki yaşında idi ve hâlâ evlenmemişti. H. Taner
  4. Bk. boşluk
  5. Bk. vaküol
  6. (en) Haul in, tow; kedge, move a boat by pulling on a rope connected to an anchor (Nautical).
  7. (en) Aunt.
  8. (en) Paternal aunt.
  9. (en) Still.
  10. (en) Father's sister.
  11. (en) Auntie.
  12. (en) Aunty.
  13. (en) Collateral ancestors.
  14. (en) Related in the collateral line.

boşluk (nedir ne demek)

  1. Oyuk, çukur, kapanmamış yer.
  2. Kesinti, kopukluk.
  3. Boş geçen süre.
  4. Eksiklik, yoksunluk duygusu
    Örnek: Nevin, içinde ucu bucağı kayıp bir boşluk duydu. S. F. Abasıyanık
  5. Yetersizlik
    Örnek: O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor. R. H. Karay
  6. İçinde hiçbir cisim bulunmayan, vakum.
  7. Bk. gedik
  8. Özdekten arınmış kapalı oylum.
  9. İçinde molekül ya da atom bulunmayan uzay; uygulamada, içindeki hava ya da gazı tümüyle boşaltılmış, son kertede alçak basınç bulunan uzay. (Bir radyo ışıtacında, eksiucun yaydığı elektronların, havanın ya da gazın atomlarıyla çarpışarak engellenmemesi için, bu ışıtaçta böyle birboşluk yaratılması gerekir).
  10. (I) Birbirine geçen parçaların ya da dişlilerin uymaması durumunda, arada oluşan açıklık.
  11. (en) Aperture.
  12. (en) İnterim.
  13. (en) Opening.
  14. (en) Vacancy.
  15. (en) Void.
  16. (en) Unemployment.
  17. (en) Room.
  18. (en) Expanse.
  19. (en) Margin.
  20. (en) Space.
  21. (en) Gap.
  22. (en) Blacklash, play.
  23. (en) Hole.
  24. (en) Blank.
  25. (en) Cavity.
  26. (en) Vacuum.
  27. (en) Slackness.
  28. (en) Emptiness.
  29. (en) Nothingness.
  30. (en) Blankness.
  31. (en) Abysm.
  32. (en) Abyss.
  33. (en) Chamber.
  34. (en) Chasm.
  35. (en) Clear.
  36. (en) Clearance.
  37. (en) Daylight.
  38. (en) Desideratum.
  39. (en) Gulf.
  40. (en) Hiatus.
  41. (en) Hollow.
  42. (en) Hollowness.
  43. (en) İdleness.
  44. (en) İnanition.
  45. (en) Lacuna.
  46. (en) Nullity.
  47. (en) Separation.
  48. (en) Sinus.
  49. (en) Windage.
  50. (en) Looseness.
  51. (en) Float.
  52. (en) İnterstice.
  53. (en) İnterval.
  54. (en) Dead space.
  55. (en) Cavitation.
  56. (en) Weightlessness.
  57. (en) Shack.
  58. (en) Backlash.
  59. (en) Vanity.
  60. (en) Suction.
  61. (en) Displacemen.
  62. (al) Vakuum
  63. (al) Spiel, Totergang
  64. (al) Leerer Raum, Vakuum
  65. (fr) Vide
  66. (fr) Jeu

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

kurtulmak (nedir ne demek)

  1. Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
    Örnek: Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler. A. Gündüz
  2. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
  3. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak
  4. Bağını koparıp kaçmak.
  5. Doğurmak.
  6. (en) Make a bonfire of.
  7. (en) Avoid.
  8. (en) Cheat.
  9. (en) Liquidate.
  10. (en) To be rescued.
  11. (en) To be saved.
  12. (en) To escape.
  13. (en) To give birth.
  14. (en) To slip out of.
  15. (en) To fall out of.
  16. (en) To get loose.
  17. (en) Get clear of.
  18. (en) Break oneself of a habit.
  19. (en) Be saved.
  20. (en) Be freed.
  21. (en) Get out of.
  22. (en) Get away.
  23. (en) Smooth away.
  24. (en) Shake off.
  25. (en) Break away.
  26. (en) Break loose.
  27. (en) Defecate.
  28. (en) Discard.
  29. (en) Disengage.
  30. (en) Dispose of.
  31. (en) Ditch.
  32. (en) Elude.
  33. (en) Evade.
  34. (en) Extricate oneself.
  35. (en) Escape.
  36. (en) Free onese.
  37. (en) To get rid of sb/sth.
  38. (en) To dispose of sb/sth.
  39. (en) To elude.
  40. (en) To dodge.
  41. (en) To get off.
  42. (en) To recover.
  43. (en) To be finished.
  44. (en) To break loose from a restraining rope.
  45. (en) To be rid of.
  46. (en) To break free from.
  47. (en) Burst.
  48. (en) Get out.
  49. (en) Set aside.
  50. (en) Survive.
  51. (en) Win loose.

kurtulma (nedir ne demek)

  1. Kurtulmak işi
    Örnek: Öyle ya, hasta olduklarını bilseler, bu hastalıktan kurtulmaya çalışmazlar mı? O. V. Kanık
  2. (en) Escape.
  3. (en) Disposal.
  4. (en) Help.
  5. (en) Riddance.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013