|
hakikat
-
Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas
Örnek:
Fakat ben başka bir şey yapacağım, bir şey ki bütün hakikatleri önüme serecek. R. H. Karay
-
Gerçeklik
Örnek:
Dünyanın döndüğü bir hakikattir. S. F. Abasıyanık
-
Gerçekten
Örnek:
Beni oyaladı, lakin hakikat adamakıllı içerlemiş. M. Ş. Esendal
-
Gerçek, doğru.
-
Gerçek olan şey, gerçeklik.
-
Fact. reality. truth. the true. sooth.
-
Actuality. gospel. reality. truth. fact. really. truly. sincerity. loyalty.
-
The truth. actuality. fact. gospel. reality. veracity. verity.
-
Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki
Örnek:
Doğrusu ilk Türkçeleşme denemeleri de zevksizdirler. F. R. Atay
-
İn fact. actually. as a matter of fact. honestly. to tell the truth. in all conscience. frankly speaking. strictly speaking. the straight of it. frankly. honest. indeed. in sooth to say. strictly. verily. of a verity.
-
The truth of the matter. to speak honestly. indeed. frankly. verily.
-
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
-
Gerçek, yalan olmayan.
-
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
Örnek:
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
-
Gerçek, hakikat
Örnek:
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
-
İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
-
Yanlışsız, eksiksiz.
-
Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
-
Yakın, yakınlarında
Örnek:
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
-
1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
-
Akla, mantığa uygun.
-
Dürüst, namuslu, ahlaklı.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
-
correct.
-
true
-
vrai
-
verus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|